31 Mayıs 2009 Pazar

Türkçe Olimpiyatları "Ankara Kızılcahamam Açılış"


Türkçe sevdalısı öğrencilerin 7. Türkçe Olimpiyatlarında yapacakları gösterileri sergilediği programda Kırgız öğrencilerin Kolbastı gösterisi izleyicilerden tam not aldı. İzleyin...

Tacikistanlı öğrenciden ' Melek '

Tacikistanlı öğrenci Madinai Zoirşo, Candan Erçetin'in 'Melek' isimli şarkısını seslendirdi. İşte dinleyenlerden tam not alan yorum...

30 Mayıs 2009 Cumartesi

Türkçe Olimpiyatları İçin Geldiler, Gönülleri Fethettiler

Türkçe Olimpiyatları için ülkemize gelen öğrencilerle İstanbul caddelerinde dolaştık. TV'deki reklam filminde izledikleri gençleri karşılarında görenler oldukça şaşırdı.

Galata Köprüsü'nde balık tutan insanların arasına karışan gençlerden Paul Nibela, bir balıkçının sırtına dokunarak 'Rast gele' deyiverdi. Yanından geçen bir Afrikalının kendisine selamı, 60 yaşındaki İsmail Küçükkoy'u önce şaşırttı; ancak Paul'u tanıyınca İsmail amca "Siz Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a gelen çocuklarsınız. Akşam televizyonda izledim." diyerek ona sarılıverdi. Benzer anlar sadece İstanbul'da değil; Ankara'da da yaşandı. Türkiye, Türkçe sevdalısı dünya çocuklarını bağrına bastı. Mutluluk, gurur ve gözyaşı birbirine karıştı.



Galata'da balık tutup simit istediler, herkes onları tanıdı...
Eminönü-Üsküdar vapurunda Vietnamlı bir genç kızın simitçiden Türkçe gevrek istediğini duysanız ya da Galata Köprüsü'nde balık tutarken Kenyalı bir çocuğun 'Rast gele.' dediğini işitseniz ne hissedersiniz? Şüphesiz bu soruya birçok kişi 'Şaşkınlık.' cevabını verir. Ancak Türkçe Olimpiyatları için ülkemize gelen 115 ülkeden 700 öğrenci, görenlere tam da bu duyguyu yaşatmaya namzet. Sevimli, tanıdık ve bir o kadar da bizden olan Türkçe sevdalısı dünya çocukları, görenlerde ilk bakışta şaşkınlık meydana getirse de bu duygu zamanla kendini büyük bir mutluluk ve gurura bırakıyor.

Bu sene 7'ncisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları'nın televizyon ekranlarında dönen tanıtım filmi de insanların bu duygularına hitap eder tarzda hazırlanmış. Biz de, tanıtım filminden esinlenerek küçük misafirlerimizden ikisini yanımıza alarak İstanbul turuna çıkıyoruz. Moğolistanlı Zulzaya Erdenebayar ve Kenyalı Paul Nibela'yla ilk durağımız Miniatürk oluyor. Daha turnikelerden içeriye girer girmez yöresel kıyafetleri nedeniyle ziyaretçilerin dikkatini çeken öğrenciler, kısa sürede birçok kişiyi etrafında toplamayı başarıyor. Kendisiyle konuşmak için yanına gelen bir ilköğretim öğrencisinin İngilizce merhaba selamına Türkçe karşılık veren Zulzaya Erdenebayar, çevrede büyük bir şaşkınlığa sebep oluyor. Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a geldiklerini anlatan Erdenebayar'ı dikkatle dinleyen ziyaretçiler yarışmayla ilgili ardı ardına sorular yöneltiyor. Erdenebayır, akıcı ve kendine has telaffuzuyla tek tek akranlarına Türkçe Olimpiyatları'nı anlatıyor. Yarışma hakkında bilgi alan ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi Furkan'ın kendinden büyük bir olgunlukla ağzından dökülen, "Yarışmaya ne gerek var, hepiniz zaten birincisiniz." sözleri adeta yarışmanın ruhunu özetliyor.



Afrikalı Nibela ile Galata'da balık tutmanın keyfine diyecek yok
Daha sonra İstanbul'u anlatan en önemli eserlerinden biri olan Galata Köprüsü üzerinde gezmeye başlıyoruz. Sıra sıra dizilmiş balık tutan insanların arasına karışan Paul Nibela, bir balıkçının sırtına dokunarak 'Rast gele.' deyiveriyor. Yanından geçen bir Afrikalının selamı 60 yaşındaki İsmail Küçükkoy'u önce şaşırtsa da Paul'u tanıması uzun sürmüyor. "Siz Türkçe Olimpiyatları için İstanbul'a gelen çocuklarsınız. Akşam televizyonda izledim." diyerek sarılıveriyor. Kenyalı 16 yaşındaki Paul Nibela'yla Türk İsmet Küçükkoy'un birbirine sarılması o kadar sıcak bir manzara oluşturuyor ki, diğer balıkçılar da gelip Paul'le tanışmaya başlıyor. Türk balıkçılar Zulzaya Erdenebayar ve Paul Nibela'yla konuşurken aradaki renkler ve farklılıklar tamamen kayboluyor. "60 yaşımdayım böyle bir şey hiç görmedim. Allah bize bu duyguyu yaşatanlardan razı olsun." diyen Küçükkoy'un gözlerinden yaşlar süzülüyor. Paul'e elindeki oltayı vererek balık tutturan 22 yaşındaki Hüseyin Yonca ise, "Valla insan bir tuhaf oluyor. Binlerce kilometre öteden Afrikalı bir çocukla yan yana Türkçe konuşarak balık tutuyoruz." diyor.


En çok 'ı' ve 'ö' harflerini söylerken zorlanıyorlar.
Dünya dili olmaya aday Türkçe için kilometrelerce uzaktaki memleketinden ailesini bırakarak ülkemize gelen 17 yaşındaki Moğolistanlı Zulzaya Erdenebayar, Sultanahmet'i gezerken çok heyecanlanmış. Tarihçi olan babası, Erdenebayar'a İstanbul'a gelmeden önce uzun uzadıya Türkiye'nin tarihî zenginliğinden bahsetmiş. "Babam mutlaka Sultanahmet ve Ayasofya Camii'ni gezmemi söylemişti. Buraya gelip bu güzellikleri görünce neden o kadar çok ısrar ettiğini anladım." diye konuşuyor. Türkiye'yi çok yeşil ve hareketli bir ülke olarak tanımlayan Zulzaya, "Türkiye benim için artık çok özel bir yer. Mutlaka bu yarışmadan sonra da İstanbul'a geleceğim." diyor. Türkçeyi bir buçuk yılda öğrendiğini söyleyen Zulzaya, en çok 'ı' ve 'ö' harfini söylerken zorlandığını söylüyor. Kendi alfabelerinde ı'nın olmadığını belirten Zulzaya, haftalarca bu sesi çıkarmak için uğraşmış. Zulzaya, Türkiye'dekilerin çok hızlı konuşmasından şikayet ediyor.

'Baklava ve döner keşke bizim ülkemizde de olsa'
Kenyalı Paul Nibela'ya ise Türkçeyi okumanın yazmaktan daha zor olduğunu anlatıyor. Yarışmada Murat Kekilli'nin 'Anadolum Benim' şarkısını seslendirecek olan Paul, eve döndüğünde kardeşlerine ballandıra ballandıra yaşadıklarını anlatacağını söylüyor. Yedikleri döner ve baklavanın tadını unutamayan Zulzaya Erdenebayar ve Paul Nibela "Keşke bu yiyecekler bizim ülkemizde de olsa." diye konuşuyor. Fatih Kısaparmak'ın 'Kilim' parçasını seslendirecek olan Zulzaya ise annesine çok merak ettiği için bir kilim götürmeyi planlıyor. Görünen o ki onların Türkçesinin tadı bizim damağımızda, Türkiye'nin hoşgörüsü ve mutfağının tadı da onların damağında kalmaya devam edecek.

Necip Fazıl ve Hacı Kemal Erimez unutulmadı Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği'nin (TÜRKÇEDER) her sene verdiği Türk Dili Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu. Hayatını Türk okullarının kurulmasına adayan merhum Hacı Kemal Erimez, 'Vefa Ödülü'ne layık görüldü. 'Atatürk Türk Dili Ödülü', Amerikan Senatosu'nda görev yapan en yaşlı üye Robert Byrd'a; 'İsmail Gaspıralı Türk Dili Ödülü' ise TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'e verilecek. Vefatının 26. yıldönümünde dualarla anılan 'Şairler Sultanı' Necip Fazıl Kısakürek' de makale yarışmasının konusu oldu.

Kızılcahamam'da kamptalar
TÜRKÇEDER tarafından organize edilen 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na 115 ülkeden 700 öğrenci katılıyor. Yarışmaya aralarında Afganistan, Arjantin, Venezuela, Benin, Etiyopya, Kongo, Fransa, İtalya, Uganda, Togo, Maldiv Adaları, Srilanka gibi ülkelerden gelen çocuklar hazırlanıyor. Maraton 28 Mayıs Perşembe günü Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'nde başladı. 'Yabancı Dil Türkçe kategorisinde konuşma, yazma, dil bilgisi, şiir, şarkı, sunum, genel kültür, özel beceriler, makale, ülke tanıtım stantları yarışmaları; 'Ana Dil Türkçe kategorisinde ise kompozisyon, şiir, genel kültür yarışmaları yapılacak. 30-31 Mayıs'ta Ankara ANFA'da yapılacak kültür şölenine yüz binlerce ziyaretçi bekleniyor. Geçen yılki etkinliklere 158 bin kişi katılmıştı. Şarkı finali 3 Haziran'da İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'nde, şiir finali ise 2 Haziran'da Bursa Kültür Park'ta gerçekleştirilecek. Sekiz gün boyunca devam edecek Türkçe Olimpiyatları'nın ödül töreni ise 6 Haziran Cumartesi günü Ankara ASKİ Spor Salonu'nda olacak.

Finalistler Anadolu'da gösteri yapacak İlki geçen yıl düzenlenen il etkinlikleri, bu yıl da sürdürülecek. Kayseri, İzmir, Erzurum, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya gibi illerde 8-9 Haziran tarihlerinde gösteri amaçlı programlar düzenlenecek. 9 ayrı ilde 25 ayrı sahnede 120 bin davetli seyirciye ulaşılacak. İl etkinliklerinde Anadolu insanı yurtdışında yapılan eğitim hizmetlerinin neticesini görmenin ve katılımcı öğrencilerle yakından sohbet etmenin mutluluğunu yaşayacak.

Zaman Gazetesi

PAKİSTAN - Benim Babam

Gözyaşlarınızı tutamayacaksınız - Video
27 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için heyecanlı bekleyiş sürüyor.

İşte Pakistan elemelerinde birinci olarak 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları şarkı kategorisinde ülkesini temsil etme hakkı kazanan Muhammed Salman ve şarkısı "Benim Babam"... İzleyin...

TACİKİSTANLI ÖĞRENCİDEN "MELEK"

Tacikistan - Melek

7. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

Bir sürpriz ziyaret de Haşim Kılıç'a...

Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen öğrenciler, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı makamında ziyaret etti.

Ziyaret sırasında duygulanan Başkan Kılıç, en güzel ve özel konukları ağırladığını söyledi.

Alınan bilgiye göre yaklaşık 40 dakika süren görüşme neşeli geçti. Öğrenciler, kendilerini tek tek Başkan Kılıç'a tanıttı. Kılıç'a öğrenciler Türkçe Olimpiyatları'nda yarışacakları şiir ve şarkıları okudu.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ise öğrencilere gelecekte hangi mesleği tercih edeceklerini sordu. Türkiye'de nereleri gezdiklerini de soran Kılıç, öğrencilerin Türkçe'lerini beğendi.

Şemsi Yasdıman adlı bir öğrencinin Kırşehir şivesiyle "Kırşehir'e selam olsun" adlı şiiri okuması, Kılıç'ı memnun etti. Kırşehirli olan Kılıç, ziyaret ettiği ülkelerle ilgili bazı hatıralarını öğrencilerle paylaştı.

Öğrencilerin, ağırladığı en güzel ve özel konuklar olduğunu ifade eden Kılıç, ziyaretin kendisini mutlu ettiğini kaydetti.

Öğrencilerin hepsinin bulundukları ülkelerde Türkiye'nin birer elçisi olacaklarına yürekten inandığını anlatan Kılıç, bu çalışmaların ciddi bir emeğin ürünü olduğunu belirterek mutlaka karşılığının olacağını söyledi.

Başkan Kılıç, daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin yeni binasını öğrencilere gezdirdi. (CİHAN)

TÜRKÇE'NİN YILDIZLARI BEYAZ ŞOV'DA

Türkçe'nin Yıldızları Beyaz Şov'da

7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için Türkiye'ye gelen öğrenciler, basının ilgi odağı oldu.

Dünyanın dört bir yanından gelip Türkçe etrafında birleşen yüzlerce öğrenci son birkaç gündür basının da göz bebeği oldu. 2 gündür sırasıyla Kanal D’de yayınlanan Esra Ceyhan’ın programına, Habertürk'te yayınlanan Parantez programına ve yine Kanal D'de Mehmet Ali Birand’ın sunduğu ana haber bültenine konuk olan öğrenciler, yaptıkları gösterilerle ekran başındaki milyonlarca insana keyifli dakikalar yaşattı.

Gittikleri her yerde yoğun ilgiyle karşılaşan öğrenciler bu gece de Beyaz Şov'a konuk olacak. Saat 00.15'te Kanal D'de ekrana gelecek programda ABD'nin Teksas eyaletinden gelen 13 yaşındaki öğrenci Ali Butayni, 'Karahisar Kalesi' adlı parçayı seslendirecek.

29 Mayıs 2009 Cuma

7. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

Bakan Şimşek, Türkçe Olimpiyatları'na katılan öğrencileri kabul etti

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkçe Olimpiyatları nedeniyle Türkiye'de bulunan bir grup öğrenciyi kabul etti.

Maliye Bakanlığı toplantı salonunda gerçekleşen kabule yöresel kıyafetleriyle gelen değişik ülkelere mensup 11 öğrenci, sırayla kendilerini tanıttı, ardından da şarkı ve şiirler okudu. Kabule, Filipinli 2 öğrenci, Hacivat ve Karagöz kıyafetleriyle katılırken, Endonezyalı bir öğrencinin İstiklal Marşının dizelerini okuması da dikkati çekti.

Kabulde, ''Bu, şu ana kadar yaptığım en anlamlı ve en güzel toplantı'' diyen Maliye Bakanı Şimşek, Türkçeyi dünyanın en ücra köşelerine götürüp, öğretenlere teşekkür etti. Şimşek, yurt dışındaki Türk okullarının çok iyi eğitim verdiğini de sözlerine ekledi.

Daha sonra öğrencilere, ileride ne olmak istediklerini soran Şimşek, öğrencilerle bir süre sohbet etti.

Konuşmaların ardından Endonezyalı öğrenci, Maliye Bakanına, el işlemeli tahta bir kın içinde kılıç hediye ederken, diğer öğrenciler de kendi ülkelerinden getirdikleri hediyeleri sundu. Bakan Şimşek de öğrencilere, el dokuması kilim ve Kütahya Seramik ürünlerinden oluşan hediyelerden verdi.

Şimşek ile yabancı öğrenciler daha sonra toplu fotoğraf çektirdi. Fotoğraf çekimi sırasında da bir öğrenci, gitarıyla şarkı söyledi.

ZAMAN

7. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

Kırgızbastı

Son günlerin moda oyunu kolbastı ülke sınırlarını aştı ve Kırgısiztan’a kadar ulaştı. Dün akşam Kanal D haberde Kırgısiztan’daki Türk okulundan gelen 4 genci kolbastı oynarken seyrettik. Bizim kolbastı oldu Kırgızbastı. Türkçe Olimpiyatları nedeniyle 115 farklı ülkeden ülkemize gelen çocukları seyrederken heyecanlanmamak elde değil.
Bütün bunları 5-10 yıl önce birileri bize anlatsaydı herhalde ona gülerdik. Hatta bunun gerçekleşeceği konusunda inatla fikrini savunsaydı bu seferde ona deli derdik.
Bir zamanlar aklımızın almadığı, mantığımızın kabul etmediği, hayalimizde yer alamayacak kadar imkansız gibi görünen bu durum artık gerçek. 2003 yılında 17 ülkenin katılımıyla başlayan Türkçe Olimpiyatları şimdilerde bize olağan bir etkinlik olarak geliyor. Ve 115 farklı ülke Türkçe Olimpiyatları’na katılıyor.
Dünyaya Anadolu’dan yayılmış hizmet erlerinin açtığı Türk okullarında Türkçe öğrenen çocuklar akın akın ülkemize geliyor. Anadolu’dan dünyaya yayılan sevgi tohumlarının çiçekleri onlar.
Dünyaya dostluğu, sevgiyi ve hoşgörüyü öğretecek bir nesil yetişiyor. Türkiye’nin bağrından kopup giden öğretmenler dünya insanına Türkçe konuşmayı öğretiyor. Bütün bunları görünce yüreği yanık, gönlü sevgiyle dolup taşan, almayı değil vermeyi, tüketmeyi değil üretmeyi seven insanımızın var olduğunu bilmek hepimizi mutlu ediyor.
Anadolu’nun bağrından kopan alperenler, yiğitler, asrın fikir işçileri, hizmet erleri, altın neslin altın çocukları bayrağımızı gururla taşıyorlar. Dilimizi sevgiyle öğretiyorlar. Dünya insanına insanlık dersi veren öğretmenlerin ellerinden öpüyoruz. Onların bu hizmet aşkı karşısında saygıyla eğiliyor, dualarımızı onlardan eksik etmiyoruz. Ve onlara diyoruz ki siz koşmanıza bakın arkanızda biz varız. Anadolu insanı her şeyiyle sizin arkanızdadır.

“Bu değirmenin suyu ABD’den geliyor”, “Bunlar ABD’nin uşakları”, “Ilımlı İslam’ın temsilcileri” ya da “F tipi örgüt üyeleri” diyenlere aldırış etmeyin. Biz sizlerin hizmetlerinden memnunuz Allah’ta sizden memnun olur inşallah.
Erzurum’un korucuk köyünde gözünü dünyaya açan bir hocanın eseri bunlar dersek abartmış olmayız. Ancak bu cümle hepimizden daha çok kendisini rahatsız eder. Ve mutlaka düzeltilmesini isterdi. Derdi ki; “Bu hizmette ben bir neferim. Hepsi Anadolu insanının eseridir.” Bizde onun bu isteğini saygıyla karşılıyor bu hizmetlerin tümünün Anadolu insanının eseri olduğuna şahitlik ediyoruz.
Kim ne derse desin. “Dinci, gerici, ABD uşağı, F tipi örgüt” aklınıza ne gelirse gelsin. Anadolu insanı bunlara inanmıyor. “Yapılanlar yapılacak olanların teminatıdır” diyor. Dünyanın dört bir yanına dağılan ve orada altın neslin yetişmesi için var gücüyle çalışanlara kalbini açıyor, sevgisini veriyor.
Erzurum’un Korucuk köyünden çıkan sevgi, hoşgörü insanı M. Fetullah Gülen Hoca efendi dünyaya Türkçe konuşmayı öğretti. Hayallerimizde olmayan şeyleri bize yaşattı. Gönlümüzü çoşturdu, gözümüzü yaşarttı. İstenirse imkansız gibi görünen şeylerin bile yapılabileceğini gösterdi. Sağ ol Hocam. Ömrün uzun olsun. Dualarımız sizinle.
Kimin sizinle ilgili ne dediği umurumuzda değil. Siz bizim gönlümüzün sultanısınız. Anadolu insanının kalbindeki yerinizi kimsenin değiştirmeye gücü yetmez.
Biliyoruz siz uzaklardasın. Sizin ektiğiniz tohumlardan çıkan çiçekleri bizler burada kokluyor ve onları seyrederek mest oluyoruz.
Bu kervanın başı sizsiniz, yolcuları da Anadolu insanıdır. Bu kervan dünya insanını, insanlığa, sevgiye, hoşgörüye, dostluğa, merhamete, rahmete taşımak için yola çıkmıştır. Sizin uzaklarda çektiğiniz sıkıntılar Allah’ın bir lütfüdür. Rahmet davası zahmetsiz olmaz.
Bu yolda kararlılıkla yürürken elbette gözü dönmüşler size çamur atmaktan geri durmayacaktır. Siz “Sıkılsın” adlı şiirinizde onlara cevaben diyorsunuz ki; “Sen çalış; olmazsa âlem sıkılsın! / Yardıma koşmayan kalem sıkılsın! / Var olup boy attı (bâtıl) bir yoktan, / Hakk'ı söylemeyen diller sıkılsın!”
Biz biliyoruz ki siz bütün bunları Allah rızası için yapıyorsunuz. Dualarımız o dur ki Allah’ın rızasını kazanan kullarından olursunuz.

Bizlere böyle bir onur ve mutluluk yaşattığınız için Allah sizden ve bütün bunlara vesile olanlardan razı olsun.

Sıkılsın

Sen çalış; olmazsa âlem sıkılsın!
Yardıma koşmayan kalem sıkılsın!
Kanatlan üveykim hele kanatlan!
Sana yol vermeyen mekân sıkılsın!
Akıncımız akıp gitti dönmedi,
Gitmeyip yerinde seken sıkılsın!
Koca umran taş taş olup devrildi.
Bu ülkeden gelip geçen sıkılsın!
Mîmârlar çekilip gittiler çoktan,
Çıraklık bilmeyen kullar sıkılsın!
Var olup boy attı (bâtıl) bir yoktan,
Hakk'ı söylemeyen diller sıkılsın
Ey canını fedâya and içmiş baş!
Sen çek git yoluna, kalan sıkılsın!

M. Fethullah Gülen

Adem Durmuş

http://www.sonsayfa.com/Kose-Yazarlari-adem-durmus-47.html

NİJERYA'LI ÖĞRENCİDEN "GÖNÜL PENCERESİNDEN"

Dinleyenleri mest etti.. - NİJERYA - İZLE

BELARUS'LU ÖĞRENCİDEN VEDA BUSESİ

Belaruslu öğrenciden Veda Busesi - İZLE

Türkçe Olimpiyatları Şöleni Cumartesi Altınpark'ta Başlıyor.

115 Ülkeden katılımla gerçekleşecek olan 7. Türkçe Olimpiyatları Kültür Şöleni 30 Mayıs Cumartesi günü saat 10:00 da Ankara Altınpark'ta başlıyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara'nın her ilçesinden Altınpark'a ücretsiz servisler düzenliyor. Çok sayıda katılım olacağı beklenen bu şölene sizlerde kayıtsız kalmayın ve oradaki çoşkuyu binlerce kişiyle yaşayın! Ankara'da oturanların Cumartesi sabah 9 da başlayacak servisleri kaçırmaması, o çoşkudan kendilerini mahrum etmemeleri tavsiye edilir.

Kültür Şöleni, 30-31 Mayıs 2009 Tarihlerinde Ankara Altınpark’ta yapılacak.
Yarışmacılar, ülke tanıtım stantları açarak ülkelerinin tanıtımını yapacaklardır. Yarışmacıları yakından görebileceğiniz bu şölen, Olimpiyatları canlı ve yerinde izlemek isteyenler için bulunmaz fırsat

Eziz’in hüzünlü ezgisi Bakan Bağış’ı ağlattı

115 ülkeden 700 öğrecinin katıldığı Türkçe Olimpiyatları dün başladı. Dünyanın dört bir yanında gelen çocuklar hünerlerini sergiledi.
Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları, Kızılcahamam'daki Asya Termal Tatil Köyü'nde başladı. 115 ülkeden 700 öğrencinin katıldığı olimpiyatlara, Ankara’dan giden vatandaşlar da büyük ilgi gösterdi.

Törende konuşan Devlet Bakanı Egemen Bağış “Bütün bunlarda 115 ülkeden gençleri burada toplayabilen inancın büyük katkısı vardır" dedi. Kırgız öğrencilerin Kolbastı şovunda konuklarla birlikte salondaki öğrenciler de yerlerinde duramadı. Türkmenistan’dan Eziz Kütceyev’in söylediği uzun hava ise herkesi duygulandırdı. Bir çok izleyici gibi Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın da gözü yaşardı.

Seçkin ERGÜN

Türkçe Olimpiyatları'na kolbastı damga vurdu

Bu yıl 7'ncisi düzenlenen Türkçe Olimpiyatları, Kızılcahamam'daki Asya Termal Tatil Köyü'nde başladı. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığı açılış törenine Kırgız öğrencilerin kolbastı şovu damgasını vurdu. Bağış'ın, Türkmenistan'dan gelen Eziz Kütceyev'in okuduğu uzun havadan duygulanarak gözleri doldu. 115 ülkeden 700 öğrencinin yarıştığı olimpiyatların organizatörü Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği (TÜRKÇEDER) yöneticileri ile bir grup öğrenci TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı da ziyaret etti.

Objektif olamıyorlar...

Gülen: Objektif olamıyorlar...


Pennsylvania- Mütevazi salonda Samanyolu Televizyonu'nun ana haberini muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile birlikte seyrediyoruz. Dört gündür buradayım. Sayın Gülen oldukça rahatsız. Geçirdiği gribal rahatsızlık bronşite dönüşmüş. Ciğerleri sökülecekmiş gibi öksürüyor. Kendisini o halde görmek gerçekten çok üzücü. Bizlerin hatırına haberlerin sonuna kadar kalkmadı.

Almanya'daki Uluslararası Gülen Konferansı ile ilgili haberde Prof. Thomas Michel'in söylediklerini dinleyince, gayri ihtiyari, "Yabancılar doğru anlarken, bizde bazılarının anlayışsızlığı devam ediyor." dedi. Ben, "Efendim, anlamak mı istemiyorlar?" diye soruyorum. "Objektif olamıyorlar Hüseyin Bey." diye cevap veriyor. Ve eliyle salonda bulunan onbeş kişiyi işaret ederek devam ediyor: "İşte arkadaşlar, ceplerinde bir iğne bile yok, başkalarına batar diye taşımıyorlar..."

Gerçekten ben de uluslararası Gülen konferanslarını takip ettim. Dünya çapında böylesine bir hareketi objektif kıstaslarla anlamaya çalışıyorlar. Üç yıl kadar önce Türkiye'den 20 kadar akademisyen ve köşe yazarı arkadaşla Chicago'da böyle bir toplantıya katılmıştık. Mesela bazıları için "Işık Evler", "yasa dışı karargâh evleri" gibi bir tehlike olarak algılanır ve anlatılırken, Avrupa'dan gelen bir akademisyen "Bu evler, hareketin toplumun bütün katmanları ile ilk temas kurduğu yerler." değerlendirmesini yapmıştı.

Bakınız, Türkiye'de 115 ülkeden gelen öğrencilerin katıldığı Türkçe Olimpiyatları başladı. On gün boyunca Türkiye'nin gerçek gündemi budur. Ama yine bazı gazete ve televizyonlar bu destanımsı olayı görmeyecek, görmezden gelecek, okuyucu ve seyircilerine yansıtmayacaktır. Halbuki bu güzellik, Sayın Gülen'in ismiyle ve onu son derece üzen bir şekilde şahsileştirilemez. Sayın Gülen kaç defa, "Fedakâr öğretmenlere, belletmenlere, işadamlarına, onların ailerine büyük haksızlık yapılıyor. Bu, Türkiye'nin hareketidir, Türkiye'nin gücüdür. Dünyada hak ettiği yerde olması gereken ülkemizin, her yerde olma arzusunun, ferasetinin eseridir." diye yazdı, konuştu.

Dünyanın en güçlü istihbarat örgütlerinin olduğu ülkelerde, Rusya'dan Amerika'ya, İngiltere'den Almanya'ya kadar 115 ülkede okullar, diyalog merkezleri açacaksınız ve sizin kim olduğunuzu, ne yapmak istediğinizi bilmeyecekler. Bunu normal bir aklın alması mümkün mü? Hâlâ "bu işlerin arkasında Amerika var" diye söylenenler çıkıyor. Türkçe bir dünya dili haline getiriliyor, değerlerimizin en güzel temsilcisi öğretmenler eliyle Türkiye ve insanımız sevdiriliyor. Türkiye'nin gerçek lobileri, sevgiyle, gönüllere girilerek oluşuyor, birileri ise hâlâ fitne fesat peşinde koşuyor...

Hiç unutmuyorum, yine bulunduğum şu mekânda, üç yıl önce bir Amerikalı, Washington'daki diyalog çalışmalarının içindeki bir arkadaşa mail atmış; "Sizin insanlık adına çok faydalı çalışmalar içinde olduğunuzu görüyorum, ben de para yardımı yapmak istiyorum." demiş. Sayın Gülen'e nakledilince aynen şunları söylemişti:

"İnsanların teveccühü bize bahşiş sayılır. Ama biz yabancılardan para almıyoruz. Alırsak, Anadolu insanının sadakatine vefasızlık olur. Bu tertemiz kaynağı başkasıyla paylaşmamak lazım. Kimseden bir zırnık kabul etmeme, hizmetimizin itibarıdır ve milletimize saygının bir ifadesidir. Millete mal olma çok önemlidir. Meseleyi topyekün millete mal edersiniz gözünüz arkada kalmaz. Thomas Michel, Anadolu'da bir demirciden etkilenmiştir. Demircinin, 'Alın terimle kazandığımı Afrika'da bir okula veriyorum.' demesi onu etkilemiştir. Allah bizi kötü örnek olmaktan korusun..."

Sayın Gülen, Türkiye'nin ufuklarını açıyor. O bizim çok önemli bir değerimiz. Fethullah Gülen'i müdafaa etmek, onun müdafaa ihtiyacından kaynaklanmıyor. Onu savunmak; milletimizin uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını, evrensel insanî değerlerde buluşarak barış ve huzur dolu daha güzel bir dünyayı savunmaktır.

7. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI İÇİN GELEN ÖĞRENCİLERİ KABUL ETTİ

Başsavcı Yalçınkaya'ya sürpriz ziyaret

Başsavcı Yalçınkaya'ya sürpriz ziyaret
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya 7. Türkçe Olimpiyatları için gelen öğrencileri makamında kabul etti.

Abdurrahman Yalçınkaya'nın makamında yaklaşık 45 dakika süren görüşmede, Başsavcı yabancı ülkeden gelen çocukların güzel Türkçe konuşmalarına memnuniyetini dile getirdi. Başsavcı öğrencilere çay ve pasta ikram etti.

115 ülkeden 7. Türkçe Olimpiyatları için Türkiye'ye gelen öğrencilerin devlet büyüklerini ziyareti sürüyor. Türkçe Olimpiyatları Heyet Üyesi Şerif Ali Tekalan ile birlikte 115 ülkeyi temsilen 12 ülke öğrencisiyle birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ya nezaket ziyaretinde bulundu.

Başsavcının makamında yaklaşık 45 dakika süren görüşmenin sıcak bir ortamda geçtiğini söyleyen Tekalan, Başsavcının öğrencilerle sohbet ettiğini ifade etti.

Yalçınkaya'nın çocuklara Türkçe'yi nasıl öğrendiklerine yönelik sorular sorduğunu aktaran Tekalan, öğrencilerin Türkçe'yi nasıl öğrendiklerini örneklerle anlattığını dile getirdi. Heyetle birlikte görüşmelere giren Fatih Sözen ise Yalçınkaya'nın çocuklara 'Ailenizde hukukçu var mı?' diye sorduğunu öğrencilerin ise 'hukukçu olmanın çok bilgili olmayı gerektirdiğini' belirterek Başsavcı'ya yanıt verdiğini vurguladı.

Yalçınkaya'yı ziyaret eden heyetin Kırgızistan, Kenya, Madagaskar, Finlandiya, Tacikistan ve Gürcistan'dan gelen öğrencilerden oluştuğu belirtildi. Öğrencilerin Türkçesi'ni çok beğenen Yalçınkaya, heyette bulunanları tebrik ettiği öğrenildi.

Yalçınkaya, mesleği gereği görüntü ve fotoğraf alınmasına izin vermedi. (CİHAN)

28 Mayıs 2009 Perşembe

Kanla D 'De" KırgızBastı" Şov

M.Ali Birand Hayranlığını Gizleyemedi.

Dünya Çocukları Hayran Bırakmaya Devam Ediyor...

SERDAR ORTAÇ'TAN TÜRKÇE OLİMPİYATLARI VURGUSU

Serdar Ortaç: "Moğol öğrenci Sakarya Türküsünü okurken ağladım"

Dünya haritasının neresinde olduğunu bilmediğimiz hatta ismini bile telaffuz etmekte güçlük çektiğimiz ülkelerin çocukları Türkiye'ye gelerek şarkılarımızı, şiirlerimizi seslendiriyor. Yediden yetmişe herkesi duygulandıran çocukların Türkiye ve Türkçe sevdası izleyenleri adeta büyülüyor. İzledikçe duygu seline kapılanlardan biri de ünlü sanatçı Serdar Ortaç. "Eurovision'dan önce Türkçe Olimpiyatları'na destek verin." sözüyle yarışmanın önemine dikkat çeken Ortaç, bu yılki organizasyonda jüri üyeliği yapacak.

115 ülkeden 700 öğrencinin katılacağı programın parçası olmaktan büyük gurur duyduğunu söyleyen sanatçı, "Türkçe Olimpiyatları, tarih boyunca gurur duyacağımız yegâne olaylardan biri. Millet olarak yaptığımız en gurur verici şey. Bunun için ne kadar övünsek az." diyor. Türkçe Olimpiyatları'nın günün birinde mutlaka hak ettiği yeri bulacağını ifade eden Ortaç, organizasyonun zaman geçtikçe değerinin artacağına inanıyor.

Türkçe Olimpiyatları'yla geçen yıl televizyon aracılığıyla tanışan Serdar Ortaç, çocukları izlerken büyük bir heyecana kapılmış. Moğolistanlı öğrenci, Sakarya Türküsü'nü okurken gözyaşlarına hakim olamamış. Ünlü sanatçı, yaşadığı duygu dolu anları şöyle anlatıyor: "Kamboçyalı bir kız çocuğundan Çile Bülbülüm şarkısını, Moğolistanlı bir öğrencinin ağzından Necip Fazıl'ın mısralarını dinlerken çok duygulandım. Hatta hemen internet siteme ilgili videoları ekleyerek, sevenlerime izlettim. Ancak Moğolistan adına katılan bir kız öğrencinin, Sakarya Türküsü'nü okurken 'Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz, Sen kıvrıl ben gideyim, Son Peygamber kılavuz' dizelerini haykırması, beni kendimden geçirdi. En çok bu sahnede heyecanlandım ve gözyaşlarımı tutamadım."

Türkçe Olimpiyatları'nın, dilimizi başarı ile konuşan dünya çocuklarını bir araya getirdiğinin altını çizen Ortaç, bu yeteneklere hayran kalmamanın mümkün olmadığını vurguluyor. "Sakarya Türküsü'nü tüm sevgisiyle okuyan ve bize Türkçe 'merhaba' diyen bu çocukları sevmemek ve söyledikleri karşısında duygulanmamak mümkün değil." ifadelerini kullanıyor. Ortaç, popüler müzikle uğraşan bir sanatçı olarak olimpiyatları çok önemsediğini şu sözlerle anlatıyor: "Olimpiyatlar bizim için çok önemli. Bize özümüzü, büyük ve yüce tarihimizi, hatta Orta Asya'dan Avrupa sınırlarına kadar, yıllarca konuşulan dilimizin büyüklüğünü hatırlatıyor. Böyle güzel bir oluşum karşısında kayıtsız kalmak zaten söz konusu olamaz. Günümüz gençliğinin Türk milletini var eden değerlere sahip çıkması gerekiyor. Gençliğin iyi insan olmak için çok sebebi var. Çünkü bizim Osman Gazi'miz, Mevlânâ'mız, Mustafa Kemal'imiz var. Sevmeyi öğrenmek için çok nedenimiz var."

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI HEYECANI BAŞLADI

Türkçe Olimpiyatları heyecanı başladı


7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, Ankara Kızılcahamam'daki Asya Termal Otel'de yapılan açılış töreniyle başladı.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığı açılış törenine Kırgız öğrencilerin kolbastı şovu damgasını vurdu.
Kırgız öğrencilerin kendi yorumlarını da kattığı gösteri sırasında salondaki öğrenciler de yerlerinde duramadı.



115 ülkeden 700 öğrencinin yarıştığı organizasyonun Komite Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, açılış töreninde yaptığı konuşmada bu öğrencilere seslenerek, "Kazananlar sevinebilir, kaybedenler üzülmesin. Çünkü burada kaybeden yok. Hepinizi Türkçe'nin şampiyonlarısınız." dedi. Türkçe'nin, bir barış dili olduğu kadar bir bilim ve edebiyat dili de mutlaka olacağını vurgulayan Sağlam, "Buna çaba harcayanları minnetle anıyoruz." diye konuştu.

İSTİKLAL MARŞI'NA MİSAFİR ÖĞRENCİLER DE EŞLİK ETTİ

Prof. Sağlam'ın 'Türkiye'nin bir ömür boyu büyükelçileri olmanızı bekliyoruz' dediği öğrenciler, bir yandan milli kıyafetleriyle kendi kültürlerini yansıtırken, Türk dili ve kültürü hakkında azımsanmayacak bir birikim de elde ettiklerini gösterdi. Binlerce kilometre öteden gelen Kamboçyalı öğrencilerin saygı duruşunun ardından okunan İstiklal Marşı'na eşlik ettiği görüldü. Öğrenciler, geldikleri ülkenin bayraklarıyla birlikte ay-yıldızlı bayrağı da coşkuyla salladı.

Programın ev sahibi sunucusu Muhammed Said Solak'a eşlik eden Bosna Hersekli Alma Brnicanin'in başarısı davetlilerin de dikkatini çekti. Balkan kıyafetleri giymiş Brnicanin'in Türk olup olmadığını merak eden davetliler Bosnalı olduğunu öğrendikleri sunucuya tam not verdi.

Açılış konuşmasının ardından sahneye çıkan Türkmenistanlı öğrenci Eziz Kütceyev, Uzun Hava okudu.
Rus öğrenci Luiza Bektemirova, Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine adlı şiiri okudu.
Nijeryalı öğrenci Nadia Yusuf, Bir Yangının Külünü parçasını seslendirdi.



5. olarak sahneye çıkan Belaruslu öğrenci Enna Voitovich, Veda Busesi adlı şarkıyı söyledi.
Tacikistan'dan Parviz Hoşimov, Hazan şiirini okudu.
Sırbistan'dan Nikola Majstorovic, Bu Dünya Bizim adlı parçayı seslendirdi.
Devlet Bakanı Egemen Bağış, Başbakan Erdoğan'ın selamını getirdi.
Program 115 ülkeden gelen öğrencilerin tek tek sahneye çıkarak davetlileri selamlamasıyla son buldu.

samanyoluhaber.com

TÜRKÇE OLİMPİYATLARI 28 MAYIS'TA

Türkçe Olimpiyatları 28 Mayıs'ta

Bu yıl 7. kez düzenlenen "Uluslararası Türkçe Olimpiyatları" 28 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında yapılacak.

Türkçe'nin dünyada yaygın olarak kullanılması ve öğretimini teşvik etmek için düzenlenen "Uluslararası Türkçe Olimpiyatları", 115 ülkeden 600 yarışmacının ve katılımıyla, 28 Mayıs - 10 Haziran 2009 tarihlerinde Türkiye'nin çeşitli illerinde 25 salonda, 120.000 davetlinin katılımı ile yapılacak.

Yarışmaya aralarında Afganistan, Arjantin, Venezuella, Benin, Etiyopya, Kongo, Fransa, İtalya, Uganda, Togo, Maldiv Adaları, Srilanka gibi ülkelerin de bulunduğu 115 ülkeden gelen 600 öğrenci katılacak.
Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek öğrenciler 27 Mayıs'ta Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'ne giriş yapacak.

'Yabancı Dil Türkçe Kategorisi'nde konuşma, yazma, dil bilgisi, şiir, şarkı, sunum, genel kültür, özel beceriler, makale, ülke tanıtım stantları yarışmaları; 'Ana Dil Türkçe Kategori'sinde ise kompozisyon, şiir, genel kültür yarışmaları yapılacak.

ULUSLARARASI 7. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI

Türkçe Olimpiyatları için gelecek misafirlerini bekliyor

Bu yıl 115 ülkenin katılımıyla 7'ncisi düzenlenecek olan Türkçe Olimpiyatları'nın 6 Haziran'daki Ankara Finali'nden sonra 8 Haziran'da da Kahramanmaraş programı yapılacak.
Necip Fazıl Vakfı ve Kahramanmaraş Belediyesi'nin organizasyonu ve ev sahipliğinde gerçekleşecek olan programa 6 bin davetli katılacak. Kahramanmaraş Fuar Merkezi'nde (KAFUM) düzenlenecek olan etkinlik,
Kahramanmaraş'ın tanıtımı adına da büyük önem taşıyor.

Organizasyon Komitesi, programla ilgili bilgi vermek için Edo Markası Cafe'de basın toplantısı düzenledi. Program akışı hakkında basın mensuplarını bilgilendiren Organizasyon Sorumlusu Celil Yaka, 7 Haziran'da şehre gelecek olan ekibin çeşitli etkinliklerde bulunacağını söyledi. Yaka, ABD Ohio Eyaleti, Arnavutluk, Bangladeş, Belçika, Bosna Hersek, Brezilya, Burkina Faso, Danimarka, Fas, Gürcistan, İngiltere, Kamboçya, Kazakistan, Kenya, Maldivler, Moğolistan, Mozambik, Nahcivan, Peru, Polonya, Tacikistan ve Türkmenistan'dan olimpiyatlara katılacak olanların Kahramanmaraş Programı'nda yer alacağını belirtti. Programın şehrin tanıtımına katkı sağlayacağına inandıklarını dile getiren Yaka, "Programın, Kahramanmaraş'a yakışır bir şekilde organize edilebilmesi için yoğun bir çalışma temposuyla hazırlıklara devam ediyoruz." dedi.

Toplantıda bir konuşma yapan Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz da programın, şehri tanıtım noktasında belli yerlere getirmenin adımlarından biri olduğunu vurguladı. Programın düzenleneceği iller arasında Kahramanmaraş'a da yer verilmesinin güzel bir şey olduğunu ifade eden Poyraz, bu noktada emeği geçenlere teşekkür etti.

CİHAN

KIRGIZ ÖĞRENCİLERDEN KOLBASTI ŞOV

Kırgız Öğrencilerden Kolbastı Şov

Kırgız öğrencilerinden kolbastı şovKırgız öğrencilerin yaptığı kolbastı şov ayakta alkışlandı. İşte hayran bırakan kolbastı şovu...

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, 115 ülkeden 700 öğrencinin katılımıyla başladı. Açılış töreninde sahne Kırgız Kolbastı ekibi katılımcıları coşturdu. Nijeryalı öğrenci Halliru Faruk'un Heredot Cevdet tiplemesini canlandırması, Hasan Kaçan'ı kahkahaya boğdu.
Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından 2003'ten bu yana her yıl düzenlenen olimpiyatların bu sene 7'si gerçekleştiriliyor.
Olimpiyatların açılış töreni Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Açılış konuşmasını geçen senenin finalistlerinden Tacikistanlı Suman Kurbanova yaptı. Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Sağlam etkinlikle ilgili açıklamalarda bulundu. Hasan Kaçan ve müzisyen Erhan Güleryüz de duygularını paylaştı.
Mehmet Sağlam, farklı ülkelerden gelen çocuklara seslenerek, "Türkçe sevdalısı olan siz gençleri saygıyla, minnetle selamlıyorum. Sizlere Türkçe'yi öğreten öğretmenleri, Türkçe'nin kahramanlarını selamlıyorum." şeklinde konuştu.
Erhan Güleryüz de, "Türk dili sevgi dilidir. Biz bütün dünya kültürlerine sevgiyle ve sıcaklıkla bakıyoruz. Biz sizleri gerçekten çok seviyoruz. O sevgiyi hissetmeniz için Türk dili yeterli olacaktır." dedi.

Kolbastı Şov (İzle)



-HASAN KAÇAN ŞAŞIRDI BU İŞE-
Hasan Kaçan da, "Sizleri bağrımıza basmaktan çok mutluyum. Sizler tanışmaktan mutluyum. Çok şaşkınım. Sizi buraya getirdiğiniz sevgi karşılığını bulacaktır. Türkçe duyguları paylaşmaktaki en güzel dillerden biri. Aşkı anlatmakta Türkçe'nin çok önemli bir yeri var. Duygularımızı paylaştıkça birbirimizi daha çok seveceğiz." şeklinde konuştu.
Daha sonra yarışmaya katılan öğrenciler, özel olarak hazırladıkları gösterileri gerçekleştirdi. Nijeryalı öğrenci Halliru Faruk'un Heredot Cevdet tiplemesini canlandırması, Ekmek Teknesi dizisinde bu rolü canlandıran Hasan Kaçan'ı kahkahalara boğdu. Salondakiler de Nijeryalı öğrenciyi dakikalarca alkışladı. Tacikistanlı 16 yaşındaki Madina isimli öğrenci de Candan Erçetin'in 'Melek' isimli şarkısını seslendirdi. Aşık Veysel'in 'Benim sadık yarim kara topraktır' isimli şiirini de Nijeryalı bir öğrenci seslendirdi. ABD'nin Teksas eyaletinden katılan 13 yaşındaki öğrenci ise Kıraç'ın 'Karahisar Kalesi' isimli türküsünü yorumladı. Kırgızistan ekibinin kolbastı şovu da etkinliğin en renkli sahnelerini oluşturdu.
Gösterilerin ardından değişik ülkelerden gelen öğrenciler Miniatürk'ü gezdi. Buradaki tarihi eserlerin minyatürlerinin yanında bol bol fotoğraf çektirdi.
-115 ÜLKEDEN TÜRKÇE KONUŞAN ÇOCUKLAR-
Türkçe'nin öğretilmesi ve Türkçe öğrenenlerin ödüllendirilmesi, Türk kültürünün dünyada tanınan bir değer halene getirilmesi, Türkiye ile dünya ülkeleri arasında diyalog ve barışın sağlanması gibi amaçlara hizmet eden etkinliğin 7'ncisi gerçekleştirilecek. 2003'teki ilk organizasyona 17 ülke katılırken bu yıl sayı 115'e ulaştı. ABD'den Vietnam'a, Meksika'dan İran'a, Kongo'dan Rusya'ya, Togo'dan Peru'ya, Sırbistan'dan Moritanya'ya kadar 115 ülkeden 700 finalist öğrenci ve 250 öğretmen katılıyor. Katılımcılar 10 bine yakın öğrencinin arasından seçilerek Türkiye'ye geldi.
Her yıl Türkiye'deki olimpiyata katılmak için öncelikle ülke ve bölge düzeyinde yarışmalar düzenlendi. Bu elemelerde başarılı olan öğrenciler Türkiye'deki finallere katılarak ülkesini temsil etme hakkı kazandı.
Elemelerde başarılı olan öğrenciler bugünden itibaren Ankara Kızılcahamam'daki Asya Termal Tesisleri'nde kampa gidecek. Öğrenciler burada finaller öncesi son hazırlıklarını gerçekleştirecek. Bir yandan da Ankara Altınpark'ta tertiplenecek kültür şölenlerinde gösterilere katılacak. Kültür şölenleri Türkçe Olimpiyatları'nın en renkli ve ilgi çekici kısımlarından birini oluşturuyor. Katılımcı ülkelerin öğrencileri bu etkinliklerde giyim kuşamdan yemek kültürüne, müzikten folklora kadar kültürlerini Türk insanına tanıtma imkanı buluyor. 30-31 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek kültür şölenlerini geçen sene 200 bin kişi izlemişti.
Farklı kategorilere ait final yarışmaları 2-4 Haziran tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve Bursa'da yapılacak. Ödül töreni ise 6 Haziran'da Ankara ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek.
Türkçe Olimpiyatları şimdiye kadar siyasilerden, kamu kurum ve kuruluşlarından ve sivil toplum örgütlerinden büyük destek gördü. İlk defa eski TBMM Başkanı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç'ın himayesinde düzenlenen olimpiyatlar TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın manevi desteği ile devam ediyor.
Moğolistanlı öğrenci kemanı ile de mini bir konser verdi.

DÜNYANIN KALBİ TÜRKÇE İÇİN ATACAK

Dünyanın Kablbi Türkçe İçin Atacak

Dünyanın kalbi Tükçe için atacakABD'den Peru'ya, İran'dan Rusya'ya kadar 115 ülkeden 700 öğrenci Türkçe Olimpiyatları'na katılmak için İstanbul'a geldi. Tanıtım gününde Türkçe şiir ve şarkılarını sergileyen çocuklar izleyenlere parmak ısırttı...

Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği'nin (TÜRKÇEDER) organize ettiği kültürleri birbirleriyle kaynaştıran Türkçe Olimpiyatları bu yıl 7'nci kez düzenlenmeye başlandı. Türkçe Olimpiyatları'na ABD'den Vietnam'a, Meksika'dan İran'a, Kongo'dan Rusya'ya, Togo'dan Peru'ya, Sırbistan'dan Moritanya'ya kadar 115 ülkeden 700 finalist öğrenci ve 250 öğretmen katılıyor.

Öğrencilerin ilk tanıtım buluşması İstanbul'da Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Katılımcılar 10 bine yakın öğrencinin arasından seçildi.

BİLİM VE SANAT DİLİ OLMALI

Tanıtım toplantısında yetenek ve hünerlerini yarışma komitesi önünde sergileyen öğrenciler parmak ısırttı. Türkçe Olimpiyatları tertip heyeti başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Türkçe'nin dünya dili olması için büyük bir özveriyle çalışan eğitim kahramanlarına şöyle seslendi: "Türkçe'nin bilim ve sanat dili olarak gelişmesi için eğitim çalışmalarına destek veren herkesi saygı ve minnetle anıyor, eğitim kahramanlarına sevgilerimi ve selamlarımı gönderiyorum."

FİNAL 2 HAZİRAN’DA


Türkçe şiir, şarkı ve dilbilgisi kategorilerine ait final yarışmaları 2-4 Haziran tarihleri arasında Ankara, İstanbul ve Bursa'da yapılacak. Ödül töreni ise 6 Haziran'da Ankara ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek.

KOLBASTI ŞOV

Olimpiyatın İstanbul'da düzenlenen açılışında Kırgızistan'dan gelen grubun oynadığı kolbastı dansı izleyenleri hayrete düşürdü. Karadeniz dansını büyük bir hünerle oynayan çocuklar şovun sonunda ayakta alkışlandı.

NiJERYALI HEREDOT

"Ekmek Teknesi'" dizisinin Heredot Cevdet karakteri Nijeryalı Halliru Faruk ve Muhtar Zenna tarafından büyük bir başarıyla taklit edildi. Rolün oyuncusu Hasan Kaçan "Şaşkınım; Dilimizi iyi biliyorlar" dedi.

TOPTAN, TÜRKÇE OLİMPİYATLARINA KATILAN ÖĞRENCİLERİ KABUL ETTİ

Toptan, Türkçe Olimpiyatları'na katılan öğrencileri kabul etti

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı Mehmet Sağlam ve beraberindeki öğrencileri kabul etti.

7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na katılmak üzere çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen bir grup öğrenciyi kabul eden Toptan, kendilerine başarılar dileyerek, ''Ülkelerinize selamlarımı götürün'' dedi.

Yerel giysiler giyen öğrenciler, kendilerini tanıtarak, hangi dalda yarışacakları konusunda bilgi verdi. Türkçe şiir ve şarkılar okuyan öğrenciler, Toptan'a çeşitli hediyeler sundu. Toptan ve öğrenciler, kabulün ardından hatıra fotoğrafı çektirdi.

Türkçe Öğretim Derneği tarafından düzenlenen ve bugün başlayan 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, 6 Haziranda sona erecek. 115 ülkeden 700 öğrenci; şarkı, şiir, konuşma, sunum, özel beceri, folklor dallarında yarışacak.

TÜRKÇE BAYRAMI BAŞLADI

Türkçe Bayramı Başladı

On dört gün boyunca tüm ülkede bayram havası estirecek, 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları dün başladı. İstanbul Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki tanıtım toplantısına, 115 ülkeden Türkçe sevdalısı 700 öğrencinin yanı sıra Prof. Dr. Mehmet Sağlam, sanatçı Erhan Güleryüz ve ünlü oyuncu Hasan Kaçan da katıldı. Kırgız gençlerin kolbastı oynadığı programda, Afrikalı öğrencilerin sergilediği Ekmek Teknesi dizisinin sevilen karakteri Heredot Cevdet taklidi büyük beğeni topladı.
Sunuculuğunu geçen yılın finalistlerinden Tacikistanlı Suman Kurbanova'nın yaptığı törende konuşan Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti Başkanı Mehmet Sağlam, kendi ülkelerinde yapılan olimpiyatlarda 10 bin kişi arasından seçilen öğrencilerin, Ankara, İstanbul ve Bursa'da finallere katılacaklarını söyledi. Gençlerin daha sonra Kayseri, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Erzurum'u da gezerek hünerlerini sergileyeceklerini kaydetti. TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Sağlam, olimpiyatın amacını ise şu sözlerle açıkladı: "Daha çok insan Türkçe öğrensin, daha çok insan sevgi ve barışta, bilim ve sanatta bir araya gelsin. Daha çok insan, devlet adamları tarafından Türkçe öğrenmeye teşvik edilsin." Türkçe Olimpiyatları Medya İletişim Koordinatörü Halit Soylu da öğrencilerin bugünden itibaren Ankara Kızılcahamam'daki Asya Termal Tesisleri'nde kampa gireceğini aktardı. 2 Haziran'da Bursa'da şiir yarışmasının finalinin, 3 Haziran'da İstanbul'da şarkı yarışmasının finalinin yapılacağını belirtti. Ödül töreninin ise 6 Haziran'da Ankara ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleştirileceğini bildirdi.

Jüri üyesi Erhan Güleryüz ise dünyada 250-300 milyon insanın Türkçe konuştuğunu vurgulayarak, "Türkçe, sevgi dilidir. Sevgiyi hissetmeniz için Türk dili yeterli olacaktır." ifadelerini kullandı. Oyuncu Hasan Kaçan da özellikle aşkı anlatmak için Türkçeden daha güzel bir dil olmadığını dile getirerek, "Gönül kelimesinin tam karşılığı, hiçbir dilde bulunamadı." dedi.

MİNİATÜRK'TE EĞLENCELİ BİR GÜN

Toplantıda Nijeryalı Halliru Faruk ve arkadaşı, Heredot Cevdet tiplemesini canlandırdı. Tacikistanlı Madina, Candan Erçetin'in 'Melek' adlı şarkısını, Nijeryalı bir genç, Âşık Veysel'in 'Benim sadık yarim kara topraktır' eserini okudu. Gösterilerin ardından öğrenciler Miniatürk'e düzenlenen gezide eğlenceli bir gün geçirdi. ZAMAN

26 Mayıs 2009 Salı

Türkçe Sevgisi 115 Ülkeye Ulaştı.

Her sene büyük bir coşkuyla gerçekleştirilen Türkçe Olimpiyatları için geri sayım başladı.

Çeşitli yarışmalar ve ödül töreniyle bir Türkçe bayramına dönüşen etkinlik, 28 Mayıs'ta Ankara Kızılcahamam'da başlıyor. Olimpiyatlar, yeni ülkelerin katılımıyla bu yıl daha da renklendi. İskoçya, İspanya, Gabon, Kuveyt, Liberya, Peru ve Zambiya Türkçe Olimpiyatları'na ilk kez öğrenci gönderdi. Böylece etkinliğe katılan ülke sayısı 115'e çıktı. Bu ülkelerden gelen 700 finalist öğrenci, 14 gün boyunca farklı dallarda Türkçe becerilerini sergileyecek. Gençlerin kendi ülkelerini tanıtacağı 'Kültür Şöleni', 30-31 Mayıs günlerinde Ankara Altınpark'ta yapılacak. Şiirden şarkıya, genel kültürden makaleye kadar 13 dalda büyük çekişmenin yaşanacağı 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na Ankara, İstanbul ve Bursa ev sahipliği yapacak. Dünyanın her köşesinde Türkiye ve Türkçenin tanıtımına vesile olan gençleri TBMM Başkanı Köksal Toptan da ödüllendirecek. Altın madalya almaya hak kazanan öğrencilere, Türk Dili Hizmet Ödülleri'ni Meclis Başkanı Toptan verecek.
Resmî programın bitmesinin ardından sevinç, bu kez Anadolu'ya yayılacak. Geçen yıl 5 ilde başlatılan mini olimpiyatlar, 9 kentte bayram havası estirecek. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Erzurum, Kayseri, Gaziantep ve Kahramanmaraş, farklı coğrafyalardan gelen Türkçe sevdalılarına ev sahipliği yapacak. Tertip Komitesi Başkanı eski Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, olimpiyatların 5 kıtada binlerce öğrenciyi Türkçeye özendirmek ve teşvik etmek için yapıldığını söyledi. Her sene daha büyük mesafeler alındığını belirten Sağlam, "Türkçe; sevgi, saygı, barış dili olmaktan da öte, bir bilim ve edebiyat dili haline geliyor." dedi. Olimpiyatlar için sadece bu sene 10 bin başvuru yapıldığını anlatan Sağlam, öğrencilerin finale kalabilmek için bir yıl boyunca ter döktüğünü ifade etti.

Yarışmacıların bir kısmı Türkiye'ye ulaştı. 28 Mayıs'ta başlayacak olimpiyat öncesinde yavaş yavaş gelmeye başlayan ülkeler arasında Nijer, Gürcistan, Moğolistan, Nijerya, Azerbaycan, Kırgızistan, Pakistan, Bosna Hersek, Amerika-New Jersey ve Teksas, Arnavutluk, Romanya, Kırım ve Litvanya bulunuyor. Öğrenciler, olimpiyatlar öncesinde çeşitli aktivitelerde yer alacak, medya kuruluşlarını ziyaret edip televizyon programlarına katılacak. Türkçe Bayramı için bir de tanıtım filmi çekildi. 48 saniyelik film, İstanbul'un tarihî ve doğal güzellikleriyle Türkçe sevdalısı olan dünya çocuklarını buluşturuyor. Müşfik Kenter'in seslendirdiği tanıtımda, farklı ülke çocukları Türkçe konuşuyor ve Türkiye'ye has deyim ve atasözlerini kullanıyor. Olimpiyat boyunca çeşitli medya kuruluşlarında yer alacak reklamın yönetmenliğini Turgut Söğüt, müziklerini ise Yücel Arzen yaptı.

Türkçe, dünyanın sayılı dilleri arasına girdi Tertip Heyeti Başkanı Mehmet Sağlam: Her yıl daha da güzelleşen olimpiyatları Anadolu'ya mal etmek için bu yıl çok sayıda organizasyon yapılacak. Öğrenciler halkımızla bütünleşecek. Türkçemizi dünyada 200 milyon kişinin konuştuğunu düşünürsek, Türkçe giderek dünyanın sayılı bilim, edebiyat, kültür ve barış dili olacak. Şimdiden dünyanın önemli dilleri arasına girdi. Atatürk'ün de vasiyeti olan bu amaç için her Türk vatandaşı üzerine düşen görevi yapmalı.

Olimpiyatlar, bir hayalin gerçekleşmesidir.

Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın: Türkçe Olimpiyatları, Türkçenin dünya dili olduğunu kanıtlayan en anlamlı etkinlik. Bugün 87 ülkede en az bir ortaöğretim kurumunda, 46 ülkede özel kurslarda Türkçe öğretiliyor. Toplam 9 ülkedeki yükseköğretim kurumlarında Türkçe eğitim veriliyor. Dünyanın dört bir yanındaki okullardan gelen gençler, 7 yıldır Türkçe konuşarak, yazarak, şiir okuyarak, şarkı söyleyerek yarışıyor. Türkçe Olimpiyatları, bir hayalin gerçekleşmesidir. Bu hayal Türkçenin dünyanın dört bir köşesinde eğitim ve öğretim dili olarak; bilim, kültür ve sanat dili olarak yaygınlaşmasıydı. Türkçenin dünya dili olarak yaygınlaşması, bütün dünyayı kapsama alanına almasıydı. Bir Afrikalının Türkçe şiir okuması, bir Amerikalının Türkçe şarkı söyleyerek yarışması benim için dünyanın en büyük mutluluğu.

Geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor.

Uluslararası Üniversiteler Birliği Başkanı Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan: 115 ülkeden gelen öğrenciler, Türkiye'yi ve Türk insanını tanıyacak. Âdet, gelenek, görenek ve örflerimizi görecek. Sonrasında dünyanın değişik yerlerindeki ülkelerine dağılacaklar. Bu, Türkçenin dünyaya yayılması ve Türkiye'nin tanıtımı için büyük önem arz ediyor. Dünya barışına katkısı yönüyle ümitlerimizi güçlendiriyor. Geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor.

Yarışma, dışa açılan kapımız oldu

Türk Ocakları Genel Sekreteri Hüseyin Erdem: Türkçenin yaygınlaşması ve Türk milletinin değer sisteminin tanınması açısından büyük önem taşıyor. Olimpiyatlar bizim ülke olarak en büyük problemimiz olan tanınma sorunumuzu en kısa yoldan çözüyor. Şimdiye kadar hiçbir proje bu etkinlik kadar Türkiye'yi dışa tanıtamadı. Yarışma, Türkiye'nin dışa açılan kapısı ve penceresi oldu.

115 ülkenin barış elçileri sevginin anavatanında


Türkçe Olimpiyatları Genel Sekreteri Tuncay Öztürk: Bu yıl olimpiyatların içeriği zenginleşti, niteliği arttı. Programları daha fazla kişinin takip edebilmesi için Anadolu'daki etkinlik sayısını artırdık. Dünyanın 115 ülkesinden gelen barış elçilerini, barışın ve sevginin anavatanında sevgi diliyle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.

Yarışmacılardan Zaman'a ziyaret

Yarışmacıların bir kısmı dün Zaman Gazetesi'ni ziyaret etti. 13 farklı ülkeden gelen öğrenciler, Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın yönettiği yayın toplantısına katıldı. Akıcı Türkçeleriyle dikkat çeken gençler, olimpiyatlarda sunacakları şarkıları seslendirdi. Grubun, ünlü sanatçı Ertuğrul Erkişi'yle ortak albüm çıkaracağı öğrenildi. NURULLAH KAYA İSTANBUL

Olimpiyatlarda Necip Fazıl unutulmadı.

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, vefatının 26. yıldönümünde dualarla anılan 'Şairler Sultanı' Necip Fazıl Kısakürek'i unutmadı. Bu yılki 'makale yarışması'nın konusu 'Türk Edebiyatında Necip Fazıl Kısakürek' olarak belirlendi. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen üniversite öğrencilerinin katıldığı yarışmanın ön elemeleri tamamlanırken, 15 ülke finale kaldı. Birbirinden önemli yazılar kaleme alan Afganistan, Azerbaycan, Belarus, Estonya, Irak, İran, Kırım, Kırgızistan, Mısır, Özbekistan, Rusya, Tacikistan, Tataristan ve Ukraynalı gençler, Necip Fazıl'ın çileli hayatı, şairler sultanlığına uzanan öyküsü, fikir davası ve gençliğe bakışını anlatıyor. 30 Mayıs Cumartesi günkü finalde Türk üniversitelerinin önde gelen edebiyatçıları jüri üyeliği yapacak. Temayı bir yıl önceden belirlediklerini kaydeden Olimpiyat Genel Sekreteri Tuncay Öztürk, gelen yazıların, Türkçe öğrenen dünya gençliğinin, Kısakürek'i en az Türk gençleri kadar tanıdıklarını gösterdiğini vurguladı. İBRAHİM ASALIOĞLU ANKARA

HACI KEMAL ERİMEZ'E VEFA ÖDÜLÜ

Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği'nin her sene verdiği Türk Dili Ödülleri'nin bu yılki sahipleri belli oldu. Hayatını Türk okullarının kurulmasına harcayan merhum Hacı Kemal Erimez, 'Vefa Ödülü'ne layık görüldü. 'Atatürk Türk Dili Ödülü', Amerikan Senatosu'nda görev yapan en yaşlı üye Robert Byrd'a; 'İsmail Gaspıralı Türk Dili Ödülü' ise TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin'e verilecek.

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Türkçe Dünya Dili Olur (Mu)?

Türkçe dünya dili olur (mu)

“Sorsam gördüğüm ilk buluta söyler mi bana,
Yağmur hangi dilde yağar Afrika’da?
Anlatır mı rüzgar gezdiği uzak yerleri,
Hangi dilde sarılır insan Amerika’da?

Sevgi gibi dünyayı dolaşsa sesim,
Okyanuslar ardında, Uzak Asya’da,
Adını hiç bilmediğim kardeşlerim,
İstanbul’dan Anadolu’dan size MERHABA!

A, B, C, tekrar birlikte,
Güneş gibi üstümüze doğuyor Türkçe
Tohum gibi dünyaya serpilince,
Filizlenip boy verecek binlerce hece...”

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Şarkısı

115 farklı ülkeden çocuğun ses bayrağımız Türkçe’mizi dalgalandırdığı Uluslararası Türkçe Olimpiyatları büyük bir gurur vesilesi.

Keza, yurtdışındaki Türk Okulları, Türk Kültür Merkezleri gibi STK’ların düzenlediği dilimiz ve harsımızla ilgili etkinlikler de, ancak cihan devletlerine sahip olan necip bir millete mahsus muazzam bir vizyon. Kurumların yurtdışındaki temsil keyfiyetleri, kredileri çok yüksek; istikbal vaad ediyorlar.

Bu organizasyon vesilesiyle tekrar gündeme gelen Türkçe meselesine kafa yorarken, olimpiyatların tanıtım filmindeki “Türkçe artık dünya dili” cümlesini duymayayım mı!

Gerçekten de iddia edildiği gibi “Türkçe Dünya Dili Haline Geldi” mi?

Öncelikle kabul edelim ki, biz kendi diline sahip çıkamamış, dilini ihmal etmiş bir milletiz. Gelişime çok açık ve elverişli olan Türkçe’mizi, zaman zaman Çince’nin, Soğdca’nın, zaman zaman Arapça ve Farsça’nın zaman zaman da Batı dillerinin istilasına maruz bırakmışız. Canım lisanımızı, fasit bir anlam dünyasının içinde güdükleştirmiş, Lisan-i Türki-i Basit’leştirmişiz. Bu vebal, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın, Cumhuriyet’in, siyasetçinin, muallimin, esnafın, sanatkarın, halkın� topyekün Türk milletinin. Bari hiç olmazsa şu yakınlarda, bir Kaşgarlı Mahmut (ya da Yusuf Has Hacip) adına bir üniversite açabilseydik!

Bir dil, hamasetle dünya lisanı olur mu!


Onu yazarı, çizeri, felsefecisi, sanatçısı farklı dünyalara taşır, dünya dili yapar. İngilizce’yi dünyaya okutan ustalar, Mark Twain, Dickens, J.Austen, G.Orwell, Steinbeck, Edgar Allen Poe, E. Hemingway’dir; bunlar gibi daha onlarcası, yüzlercesidir. Fransızca’yı, Almanca’yı, Rusça’yı hatta İspanyolca, Çince ve Arapca’yı� Bir lisanı, dünyalara mal edebilecek kişiler, öz dilinde imal-i fikr eden entellektüelleridir. Peki, bizde onlardan, Edirne Kapıkule sınır kapısını aşmış, dünya çapında gerçek entellektüel, mütefekkir ve yazalardan kaç tane var?

Bizim edebiyatımızın da devleri var elbette. Ama bir kaçı hariç, bu devlerimiz, dünya toplumları için, hatta yurtdışında yaşayan Türkler için bile, çok bir şey ifade etmiyor. Okunmuyor.

Peki şu dünya dili olacak Türkçe’miz ne alemde! Aydınlarımız, münevverlerimiz kendi aralarında bile, ortak bir Türkçe üzerinde uzlaşabilmiş değiller. Birinin ak dediğine diğerinin kara demesi kadar olmasa bile, bir kesimin cevap dediğine, diğer kesim ısrarla yanıt diyor. Doğa, soru, sınav, tümce, deneyim� gibi daha binlerce kelime, önce Türkçe’yi konuşan insanları ikilemde bırakıyor. Attila İlhan yaşasa “Hangi Türkçe’yi dünya dili yapmaya çalışıyorsunuz” diye sorardı.

Basınımıza bakalım. Açın yurdum gazetelerini, yazılıp çizilenlere bakın. İç sayfalardaki haber metinlerinin en basit imla hatalarıyla malül olduğunu göreceksiniz. Yıllardır, köşeleri işgal ve istila eden kerli ferli yazarların yapageldiği anlatım bozuklukları, yazının düçar olduğu fikri kıtlık�Sonra yine aynı yazarların şişkin şişkin vatan millet Sakarya edebiyatı yapmaları� Öz dilini yazmaktan, konuşmaktan, dinlemekten ve dahi okumaktan bu denli aciz bir millet!

Görsel medyanın hali daha acı. Türkçe’yi taciz eden okumuş yazmışımızı, Türkçe’nin düçar olduğu vehameti, “dil zaptiyeleri”ne emanet edip geçelim. Ama, geçerken, kendi halkı ve aydınlarının bile saygı duymadığı bir lisana, diğer milletler niye saygı duyup, öğrenmek istesinler ki gibi makul bir soruyu da soralım.

Dünyada her gün bir kaç dil ölüyor. Tek dilliliğe doğru dolu dizgin yol alınıyor. Şükür ki, Türkçe ölmeye yüz tutan dillerden biri değil, ama hızla kan kaybettiğinde de şüphe yok.

Batı üniversitelerinde, toplumlarında Türkçe’nin bir Polonca, bir Macarca ya da Endonozyaca kadar değeri ya var, ya da yok! Türkçe, şu an itibariyle talep görmeyen dillerden. Aynı dili konuştuğumuzu söylediğimiz Orta Asya Türki Cumhuriyetlerindeki Türkçe’yi, Türkiye’den bırakın halkı, kaç aydın anlayabilir! Önce kendi aramızdaki dilde birliği sağlayalım.

Bu, uzun ince bir yol, yıllara vabeste. Günümüz İngilizce’siyle günümüz Türkçe’sinin, edebiyat, bilim, ticaret dilleri olarak kabil- i kıyas değil. İngilizce fersah fersah ilerde. Dünyanın her yerinde harıl harıl işlenen, fkir, bilim, sanat, teknoloji üretilen İngilizce ile Türkçe arasında en azından bir asırlık fark var.

Eğer Türkçe Olimpiyatlarının içi, zamanla ehl-i kalem, mütefekkir şahsiyetlerle doldurulursa; yazı, hikaye, roman, tiyatro, şiir yazma yarışmaları da düzenlenirse, dünyanın her yerinde devasa Türk Dili Enstitüleri, Kültür Merkezleri yükselirse, işte o zaman Türkçe için çok daha iyimser konuşabiliriz.


Olimpiyatlarla ve farklı coğrafyalardaki okullarda okuyan binlerce öğrenci ile sadece Türkçe değil, Türkiye de hak ettiği konumu alacaktır. Böylesi uzun soluklu bir mefküreyi hitama erdirmek de, bir kaç çadırdan cihan devletleri bina etmiş çılgın bir milletin ahfadına nasip olacak gibi� Yeter ki onlar gönül dilleriyle konuşmaya devam etsinler.

Olimpiyat şarkısının son dizeleri de işte tam çileyi anlatıyor:

“Tohum gibi dünyaya serpilince,
Filizlenip boy verecek binlerce hece...”

Engin SEZEN / Kanada / Haber 7

24 Mayıs 2009 Pazar

DİNLEYENLERİ HAYRAN BIRAKTI

27 Mayıs - 10 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları için heyecanlı bekleyiş sürüyor.İşte Pakistan elemelerinde birinci olarak 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları şarkı kategorisinde ülkesini temsil etme hakkı kazanan Muhammed Salman ve şarkısı "Benim Babam"... İzleyin...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Dinleyenleri Mest Etti ( Nijerya)

"Bir Yangının Külünü Yeniden Yakıp Geçtin!!!."

21 Mayıs 2009 Perşembe


Dünyaya Gönül Diliyle Seslenecekler...

Her yıl farklı dinden, ırktan ve renkten dünya çocuklarını bir araya getiren Türkçe Olimpiyatları'nın yedincisi 28 Mayıs'ta Ankara'da başlayacak. Türkçe Öğretim Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından organize edilen olimpiyatlara, Afganistan, Arjantin, Venezuela, Benin, Etiyopya, Kongo, Fransa, İtalya, Uganda, Togo, Maldiv Adaları ve Sri Lanka gibi 115 ülkeden 600 öğrenci katılacak. Etkinliğin bu yılki teması 'gönül dili' olacak.

Yönetmenliğini Turgut Söğüt, müziğini Yücel Arzen ve seslendirmesini Müşfik Kenter'in yaptığı 'gönül dili' temasının tanıtım filmi Türkçeyi ve ülkemizi anlatıyor.

7. Türkçe Olimpiyatları'nda 'Yabancı Dil Türkçe' kategorisinde; konuşma, yazma, dil bilgisi, şiir, şarkı, sunum, genel kültür, özel beceriler, makale, ülke tanıtım stantları yarışmaları ile 'Ana Dil Türkçe' kategorisinde kompozisyon, şiir, genel kültür yarışmaları yapılacak.

28 Mayıs Perşembe günü saat 10.00'da başlayacak olimpiyatın açılışı yarışmalar ve etkinliklerle gerçekleşecek. 30–31 Mayıs'ta Ankara ANFA'da yapılacak kültür şöleni binlerce Türkçe hayranı tarafından takip edilecek. Geçen yılki etkinliklere 158 bin kişi katılmıştı. Ankara'da gerçekleşecek 7. Türkçe Olimpiyatları'nın şarkı finali 3 Haziran'da İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi, şiir finali ise 2 Haziran'da Bursa Kültür Park'ta yapılacak. Sekiz gün devam edecek Türkçe Olimpiyatları'nın ödül töreni 6 Haziran Cumartesi günü Ankara-ASKİ Spor Salonu'nda gerçekleşecek. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek öğrenciler Asya Kızılcahamam Termal Tatil Köyü'nde konuk ediliyor.

Olimpiyatlarda ilk kez geçen yıl uygulanmaya başlanan il çapında etkinlikler, bu yıl da devam edecek. Kayseri, İzmir, Erzurum, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya gibi illerde 8–9 Haziran tarihlerinde mini birer olimpiyat gösterisi sunulacak. 9 ayrı ilde 25 ayrı sahnede 120 bin davetli seyirciye ulaşılacak. İl etkinliklerinde Anadolu insanı yurtdışında yapılan eğitim hizmetlerinin sonucunu görmenin ve katılımcı öğrencilerle yakından sohbet etmenin mutluluğunu yaşayacak.
Zaman Gazetesi

20 Mayıs 2009 Çarşamba

7. Türkçe Olimpiyatları Kolbastı Şov

KIRGIZİSTAN FİNALİ ŞÖLEN HAVASINDA GEÇTİ

Kırgız öğrencilerden Kolbastı şov - İZLE

Kırgız öğrencilerden Kolbastı şov - İZLE
Tüm dünyada renkli görüntülere sahne olan Türkçe Olimpiyatları'nın ülke finalleri heyecanı Kırgızistan'da da yaşandı.

Türkçe Olimpiyatları Kırgızistan finali töreninde öğrencilerin seslendirdikleri şarkı ve şiirlerin yanı sıra oynadıkları halk oyunları profesyonelleri aratmazken, Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta Kırgızistan'da yaşayan Türk ve Kırgız vatandaşlar öğrencileri ayakta alkışladılar.Karadaeniz bölgesine ait "Kolbastı" oynayan Kırgız öğrenciler davetlilere coşkulu dakikalar yaşattı.



27 Mayıs-10 Haziran tarihlerinde yapılacak olan Türkiye'deki olimpiyat finaline katılmaya hakkazanan öğrenciler, ödüllerini Sebat Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Orhan İnandı, TİKA Bişkek Koordinatörü Dr. Bekir Demir, Türkiye Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Behzat Erten'den aldı.

Türkçe Olimpiyatları Kırgızistan finalinde, ayrıca, Kırgızistan'da uzun yıllardan bu yana hizmet veren gönül erlerine vefa ödülleri takdim edildi.



Finalde 7. Türkçe Olimpiyatları'nda 10 kategoride Kırgızistan'ı temsil edecek olan öğrenciler belirlendi. Kırgızistan temsil edecek öğrencilerin yarışacakları kategoriler ve isimleri şöyle:

Şarkı Kategorisi - Nursultan Canıbekuulu (Hüzünlü Gurbet)
Şiir Kategorisi - Zarema Mırzabayeva (Hayat)
Konuşma Kategorisi - Caho Rıdvanov
Yazma Kategorisi - Navhabar Dadabayeva
Dil Bilgisi Kategorisi - Aygerim Baktıbekkızı
Ana Dili Türkçe Şiir Kategorisi - Berna Turalı
Ana Dili Türkçe Yazma Kategorisi - Fatih Kızılkaya
Ana Dil Genel Kültür - Yusuf Ulusoy
Makale Yarışması - Çıngız Şükürov.

Kuzey Avrupa ‘Sevgi Dili’ ile ısındı

7. Türkçe Olimpiyatları Kuzey Avrupa finali, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da gerçekleştirildi. Danimarka, İsveç, Norveç, Finlandiya, Litvanya, Letonya ve Belaruslu çocuklar, Türkçe şarkı ve şiirlerle yarıştı. Tablo, görülmeye değerdi.

Sevdiklerini geride bırakıp hayatını bir bavula sığdırarak 1970’li yıllarda gurbetin yolunu tutanlar için en büyük sıkıntı, gittikleri ülkelerin dilini bilmemeleriydi. Çoğu doğru dürüst bir eğitim almamıştı. İlk yıllar zor geçti. Birkaç yıllığına gelinen gurbet yavaş yavaş vatana dönüşünce, sılada bıraktıkları eş ve çocuklarını da yanlarına aldılar. İlk nesille başlayan Avrupa serüvenimizde bugün dördüncü nesilden söz eder olduk. İlk nesil, geldiği ülkenin dilini bilmezken; yeni nesiller ana dillerini konuşamıyor. Ana dilinin giderek ‘ara dil’ olmaya başladığı bu dönemde 7. Kuzey Avrupa Türkçe Olimpiyatları ayrı bir önem taşıyordu.

Ana dillerini unutma noktasına gelmiş kuşaklar; Danimarkalı, İsveçli, Norveçli, Finli, Litvanyalı, Letonyalı ve Belaruslu çocukların Türkçe şarkı ve şiirlerle yarışması karşısında tekrar bir dil seferberliğinin başlatılmasına yelken açıyorlar başlıyor. Bu bir hamaset değil, gerçek. Çünkü her geçen yıl ana dili Türkçe olan çocuklardan yarışmalara katılanların sayısı artıyor.

Adı son yıllarda hep olumsuz haberlerle anılan Kopenhag, bu kez olumlu bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Dünyanın en iyi akustik konser salonu olarak ün yapan Kraliyet Konservatuvar Salonu kapılarını Kuzey Avrupa Türkçe Olimpiyatları finali için açtı. Yedi ülkeden gelen öğrenciler, şarkı ve şiir dallarında yarıştı. Yarışmaya geçmeden önce salondan biraz bahsetmek gerekiyor. Danimarka’nın en eski konser salonlarından biri olan mekân, adından anlaşılacağı üzere Kraliyet’in himayesinde varlığını sürdürüyor. 1100 kişilik salonda Kraliyet mensupları için sekiz kişilik ayrı bir bölüm bulunuyor. Buraya sadece Kraliyet mensupları oturuyor, kimse gelmediğinde boş bırakılıyor. Bu sıkı kural ilk kez Türkçe Olimpiyatları için bozuldu. Başbakan ve bakanlar için bile değişmeyen kuralın bozulmasında, organizasyonun renkliliği ve yedi farklı ülkeyi bir dilin etrafında toplaması etkili oldu. Kraliçe Margrethe II’nin koltuğuna Türkiye’nin Kopenhag Büyükelçisi Mehmet Akat oturdu.

Büyükelçi Akat ve Konsolos Osman Kocabaş ev sahibi olarak programı sonuna kadar takip ederken, Türkiye’den tanınmış isimler finale renk kattı. Türk pop müziğinin efsane ismi Erol Büyükburç, merhum Cem Karaca’nın eşi İlkim Karaca programın renkli simaları oldu. Türk Millî Takımı’nın eski teknik direktörü Sepp Piontek ve Danimarkalı sanatçı Anne Marie Vang da Türkçenin gurur gecesinde Türkleri yalnız bırakmayan isimler arasındaydı.

Bedirhan Gökçe’nin sunumuyla başlayan yarışmada ana dili şarkı yarışmasında ‘Samanyolu’ ile Hilal Sarıbayır birincilik kürsüsüne çıktı. Sonucu en çok merak edilen yarışma, temel seviye şiir ve şarkı yarışmasıydı. Bu kategoride ‘yabancı kökenliler’ yarışacaktı. Şiir dalındaki çekişme, şarkı dalının daha büyük bir heyecana sahne olacağının habercisiydi âdeta. Yarışmacıların heyecandan yerlerinde duramadığı bir ortamda sahneye çıkan küçük Katerina herkesi rahatlattı.

Rus bir anne ile Danimarkalı bir babanın çocuğu olan Katerina’nın Türkçe sevdası, olimpiyatlara hazırlanan öğrencileri çalıştırmak için Danimarka’ya gelen Kemal Kutlu ile başlamış. Mazisi öyle yıllara dayanmıyor, bu tanışmanın. Sadece birkaç aylık. Kemal Kutlu’nun sesine hayran olan Katerina, sanatçının ‘Canım Benim’ adlı eserini kısa sürede öğrenmiş. Sahneye Kemal Kutlu ile çıkan Katerina, “Ben şimdi sizlere Kemal Kutlu’nun Canım Benim adlı eserini söyleyeceğim.” dediğinde salonda bir alkış tufanı kopuyordu. Hocasını aratmayan bir sesle eseri yorumlayan Katerina, âdeta ‘olimpiyatların maskotu’ oluyordu. Litvanya’dan katılan Kristina Bavlikano da ‘Hep Bu Ayak Sesleri’ şiiriyle jüriden tam puan alarak bu dalda altın madalya kazanıyordu. Danimarka’dan Oskar Jatzen ‘Sultanım Benim’ ile ikinciliği, Belarus’tan Sveta Hrapova ise ‘Sıkılsın’ ile üçüncülüğü elde ediyordu.

Yarışmacılar sahneye millî kıyafetleriyle çıkarak ülkelerinin kültürünü tanıtıyordu. Finallerde İsveç’i Göteborg temsil ediyordu. Tıpkı final maçlarından önce teknik adamların verdiği iddialı demeçler gibi Göteborg’dan gelenler de âdeta ‘kesinlikle rakip tanımıyoruz, altın bizim olacak’ diyorlardı. Finalistleri beklerken gecenin sürprizi Belarus’tan geldi. 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda ‘Memleketim’ adlı eserle birinci olan Kseniaya Juk, ‘Soğuk ülke Belarus’tan sıcak selamlar getirdim’ diyerek kendisine altın madalya getiren eseri büyük bir ustalıkla tekrar okudu. Sahne performansıyla göz dolduran Juk, mükemmel Türkçesiyle seyircilerden bol bol alkış aldı.

Elinde şemsiyesi ve folklorik kıyafetiyle sahneye çıkıp “Üsküdar’a Giderken” adlı eseri seslendiren İda Stellas Boving’in İsveçli olduğunu söylemek gerçekten ispata muhtaçtı. Şarkıyı aksansız söyleyen Boving, ‘ana dilini ara dil yapanlara’ anlamlı mesaj veriyordu. Edip Akbayram’la bütünleşen ‘Hasretinle Yandı Gönlüm’ parçasını Litvanyalı Gabriele Kirsaite’den dinlemek ise bir başka güzeldi. Hisli ve buğulu sesiyle parçayı okuyan Gabriele Kirsaite’yi Edip Akbayram dinleseydi, mutlaka kıskanırdı. Sanat müziğinin duygusal parçası ‘Veda Busesi’ Belaruslu Enna Voitovich yorumuyla bir başka oluyordu. Bu dalda Boving birinci olurken, Kirsaite ikinci, Voitovich üçüncü oldu.

Elbette sadece bu üç isim yarışmadı. Norveç’ten katılan Dina Harkmarklie ‘Şarkımız’ eserini okurken, heyecandan sözlerini unuttu. Seyircinin moral alkışı Dina’nın üzülmesini engellerken, aynı heyecanın bir diğer kurbanı Letonya’dan Megija Langsteina oldu. Ama kimsenin umurunda değildi, sözlerin unutulması. Sahnede güzelliklerin yarışması vardı, hırsın ve acımasız rekabetin değil…

Dina’dan söz açmışken hikâyesine değinmeden geçmek haksızlık olur. Norveç’te ayakkabıcılık eğitimi alan Dina, Oslo’da bir Türk’e ait ayakkabı mağazasında çalışmaya başlar. Bir süre sonra bir deri hastalığına yakalanan Dina, patronunun tavsiyesi ile İzmir’de termal tesislere gider. Burada bir Türk ailenin yanında kalan Dina, ailenin kızı ile anlaşabilmek için günlük dilde kullanılan basit kelimeler öğrenir. 10 günlük bir tedavinin ardından Oslo’ya dönen Dina, patronuna Türkçeye ilgi duymaya başladığından bahseder ve bir kursa yazılır. Kurs programı esnasında Türkçe şiir ve şarkı da öğrenen Dina, öğretmeninin tavsiyesi ile Türkçe Olimpiyatları’na katılmaya karar verir. Hastalığı nedeniyle et ve şeker kesinlikle tüketmeyen Dina’ya doktorlar sürekli bir işle meşgul olmasını tavsiye ederler. Sürekli bir iş olarak kendine örgü örmeyi seçen Dina, aksi takdirde hastalığın verdiği stres ile çok sinirli hâle geldiğini söylüyor ve mümkün olduğunca elinden örgüsünü bırakmamaya çalışıyor.

Sonuçların açıklanmasının ardından özellikle Boving’in sevinci görülmeye değerdi. Boving, “İnanamıyorum, hiç beklemediğim bir şekilde birinci seçildim. Çok mutluyum. Beni bu yarışmaya hazırlayanlara, beni bu yarışmaya getirenlere, bana Danimarka’yı gösterenlere ve de beni birinci seçenlere çok teşekkür ediyorum.” diyerek organizasyon komitesine minnettarlığını dile getirdi.

Gecede Türkçe sevdalıları da unutulmadı. Konsolos Osman Kocabaş, Danimarka’dan AP adayı tek Türk kökenli Hüseyin Araç ve Sepp Piontek’e Olimpiyat Özel ödülü verildi. Şarkı dalında dereceye girenlerin ödülünü veren Büyükelçi Mehmet Akat, programı çok başarılı bulduğunu ifade ederek “Bu tür etkinlikler Türkçenin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesinde önemli rol oynayacak.” dedi. Piontek’in “Ben Türkiye ve Türkleri çok seviyorum.” sözleri ise hafızalara kazındı. “Salonda büyük bir birlik ruhu hissettim. Bu ruhun devam etmesi hâlinde Türkçenin gelecekte bir dünya dili hâline geleceğine inanıyorum.” sözleriyle geceyi özetleyen Erol Büyükburç da Alman asıllı eşi Ute ile şarkılar söyleyerek geceye renk kattı.

Coşkunun, sevginin, kardeşliğin hâkim olduğu Kuzey Avrupa Türkçe Olimpiyatları finali, katılımcıların ‘Hayat Bayram Olsa’ şarkısıyla son bulurken, salonda bulunan herkes ‘iyi ki katıldım’ demekten kendini alamadı.

Türkçe Olimpiyatları, önemli bir etkinlik

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkçe Olimpiyatları'nın önemli bir etkinlik olduğunu, bakanlık olarak desteklediklerini ve fırsatı olması halinde de önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek etkinliklere katılacağını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Atatürk Spor Salonu'nda Kültür Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği 19 Mayıs Gençlik Konseri'ne gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Günay, önümüzdeki hafta yapılacak ve 100'ü aşkın ülkeden yüzlerce yarışmacının katılacağı Türkçe Olimpiyatları'nın Türk kültürünü ve Türkiye'yi tanıtmada büyük katkısı olduğunu belirtti. Yarışmayı çok önemli bir etkinlik olarak değerlendiren Günay, "Her yıl üst düzeyde katılıyoruz. Bu sene fırsat bulursam ben de katılmaya çalışacağım." dedi.

Kültür Bakanlığı ve Ankara Üniversitesi'nin birlikte organize ettiği Gençlik Konseri'ne Hakkari Üniversitesi öğrencileri de katıldı. Bakan Günay, özellikle Hakkari Üniversitesi'nden gelen konuklara hitap ederek, bunun bir kaynaşma açısından önemli bir katılım olduğunu bildirdi.

19 Mayıs 2009 Salı

7.Türkçe Olimpiyatları

7.Türkçe Olimpiyatları Tanıtım Reklamı

video

17 Mayıs 2009 Pazar

Sevdanın En Masum Şahitleri

Hüseyin Gülerce - 23 Haziran 2006 Cuma, Zaman

Günlerdir Türkçe Olimpiyatı konuşuluyor. 5 bin kişilik salonda bulunanların teneffüs ettiği hava, yaşadıkları heyecan, naklen yayınlar sayesinde ekran başındaki milyonlar tarafından da paylaşıldı. Edirne’den Kars’a kadar gözyaşlarımız birleşti. Sergilenen tablo Türkiye’nin gururuydu.
Gördüklerimiz, hissettiklerimiz, yaşadıklarımız sayesinde Türkiye’nin gücüne, yarınlarına olan inancımız tazelendi. Ayağa kalkan bir milletin, kendi değerleri üzerinde doğrulan bir neslin, evrensel insanî değerlerde buluşmanın meşalesini yakan, sevgi dili Türkçeyi kıtalara yayan fedakâr evlatlarımızın aşıladığı bir umuttur bu.
O gün İstanbul Sergi ve Kongre Merkezi’nin dışı ve içi bir bayram yeriydi.
Gelenlerin yüzünde bayram sevinci vardı. Yurtdışındaki Türk okullarını himmetleriyle destekleyen insanlar gayretlerinin boşa gitmediğini görüyor, eğitim yolunun ne kadar isabetli bir tercih olduğunu bir defa daha anlıyor, yeni hizmet heyecanıyla sevdalarını yeniliyorlardı.
Bin bir meşakkatle ekilen tohumlar sevgi ile büyümüş, sevgi çiçekleri açmıştı. Rengarenk çiçekler; papatyalar, zambaklar, laleler gibi gönüllerimize inşirah veriyordu. Ne de güzel bahçıvanları vardı.
Evet, salondakiler ve ekran başındakiler herkes bu sevdanın mimarını hatırlamadan edemedi. Yoksa vefasızlık olurdu. Bir insanın, tek başına bir insanın, inandığında ve inandırdığında hangi hayallerin gerçekleşebileceğini çağımızda yeniden, bir defa daha gördük. 84 ülkeden gelen 355 öğrencinin İstanbul’da Türkçe yarışacağı bundan 20 yıl önce söylenseydi kim inanabilirdi? Bizim İstiklal Marşı’mızı, şarkılarımızı, şiirlerimizi Vietnamlı, Kenyalı, Belaruslu, Ukraynalı, Iraklı çocukların söyleyeceğini, okuyacağını nereden bilebilirdik? Ama inanan bir insan, insanımıza ve insanlığa hizmeti davası haline getirince, söylediğini yaşayınca bu yüksek mefkûreye milyonları inandırdı. Sevginin gücüne hepimizi ikna etti. Diyalog dedi, hoşgörü dedi, affedicilik dedi, insanların konumlarına saygı dedi, gelin paylaşalım dedi. 84 ülkenin Türkçe açan çiçekleri, çağrısının cevabıdır. Sevdasının en masum şahitleridir. Kimseyi incitmeyen, kimseyi gücendirmeyen, rahatsız etmeyen, niyet okuyucularını bile susturan pırlanta şahitler. Türkçe yarışma bayramını bir camiaya, isimlere mal etmek de doğru değil.
Bugünlere zemin hazırlayanları unutamayız. ‘Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecek?’ diyen Akif’in, 4 yaşındaki yavrumuzun İstiklal Marşı’nı okuyuşunu dinlemesini nasıl da isterdim. Türkçeye gönül vermiş, Türkiye için inlemiş, çile çekmiş bütün dava adamlarının bu yeniden dirilişimizi, kaybolan nesillere karşılık, dünyanın dört bir yanında eğitim meşalesini tutuşturan fedakar öğretmenlerimizin varlığını, onların yazdıkları destanı/destanları bilmelerini isterdim.
Küreselleşmeyi kim nasıl anlarsa anlasın. Gördük ki, kendi değerlerimizden emin isek, o değerlere bağlı kalarak dünyaları dolaşabilir, kendi güzelliklerimizi sergileyebilir, insanları onlara hayran bırakabilir, kinle beslenen, kanla yoğrulan dünyamızda barış adaları kurabilir, diyalog köprüleri inşa edebilir, ‘Kurtlar vadileri’ne inat, ‘Kuzular vadileri’ yeşertebiliriz.
Türkçe Olimpiyatı artık bizim bayramımız oldu. Bu bayram, her yıl bizim umutlarımızı tazeleyecek, ufuklarımızı genişletecek, azmimizi, heyecanımızı köpürtecek, bizi milletçe yeni güzelliklerle buluşturacaktır.


ZAMAN

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Türkiye'nin göğsünü kabartan olay

DÜNYA BU BAŞARIYI KONUŞUYOR
Hüseyin Öztürk, Türkiye'nin göğsünü kabartan olayı yazdı.Uluslararası Türkçe Olimpiyatları Kuzey Avrupa FinalleriDil, milletlerarası bir medeniyet köprüsüdür. Diline sahip çıkan toplumlar, dillerini öğrendikleri, öğrettikleri ve konuştukları sürece; değer yargılarını, tarihlerini, kültürlerini, muhafaza etmiş ve yaşamasını sağlamış olurlar.Dünya üzerindeki hâkim dillere bakıldığında bu apaçık görülmektedir. En baskın dillerden biri olan İngilizcenin hemen bütün ülkelerde kullanıldığını herkes bilir ve az ya da çok konuşur. İngilizceyi konuşurken elbet İngiliz kültürü de yaşatılmış olunur.Güzel dilimiz Türkçe, yedi düvele hükmettiğimiz yüzyıllar boyunca bir dünya dili olmuş, İmparatorluğumuzun; eğitim, ticaret ve sosyal hayat kültürünü benimsetmiş, bu sayede çeşitli dil ve dinlere mensup topluluklara; “Adaletin, Sevginin, Kardeşliğin, Barış ve Hoş görünün,” birer insani ilke olarak uygulanmasına bekçilik etmiştir.Geçmişe gittiğimizde Türkçenin bir dünya dili olduğunu görürüz. Belki bir kısım çevreler, bu söylediklerimi görmezden gelecek olsa da tarihe dürüstçe yolculuk yapan, ön yargı ve peşin hükümlerini kendisine yoldaş etmeyen herkes idrak edebilir.Evet, Türkçe bir dünya dilidir. Bunu söylerken ne hamasi duygularla ne de milliyetçi bir ideoloji çerçevesinde söylüyor değilim. Bugün Osmanlı İmparatorluğunun direkt hâkim olduğu veya dolaylı şekilde idare ettiği ya da hiç gitmediği hangi kara parçasına ayak basarsanız basın, Türkçenin yaşadığını ve yaşatıldığını görürsünüz.Neredeyse dünyanın tamamına yakın coğrafyada bayrağımız dalgalanır. Bayrağımızın dalgalandığı her yerde varız demektir. Orada sadece bayrak dalgalanmaz, bayrağın taşıdığı vizyon ve misyon da beraberinde büyür ve gelişir. Ülkemiz tanınır ve bilinir.İşte yedi yıldır dünyanın pek çok ülkesinde yapılan ve son finali de her yıl ülkemizde gerçekleştirilen “Uluslararası Türkçe Olimpiyatları,” bunun bir göstergesidir. Böyle bir gerçek varken, herhalde kimse kalkıp da dilimiz, dinimiz ve milli değerlerimiz üzerine hamasi nutuklar atma ihtiyacı duymaz ve hissetmez.Bu yıl yedincisi yapılan ve her sene bir önceki yıla göre büyüyen Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının Kuzey Avrupa ülkelerini kapsadığı kısmına, diğer jüri üyelerinin yanı sıra D. Mehmet Doğan, Dursun Gürlek ve Bünyamin Şen ile birlikte jüri üyesi olarak katıldım ve Danimarka’da büyük bir şölene şahit oldum. Gözyaşları ve duygu seliyle izlediğim coşkuyu anlatmakta cidden güçlük çekiyorum.Ferhat ile Şirin masalında Ferhat’ın dağı delmesindeki azme, güce ve cesarete pek aklıselim yorum getiremezdim. “Böyle bir aşk ancak masallarda olabilir?” derdim. Ferhat ile Şirin aşkının gücünü bilemem ama Türk okullarındaki başarı ve zaferleri gördükçe ve duydukça anlıyorum ki, bu iş ancak ve ancak böylesine bir aşka teslimiyetle mümkündür.Bir avuç muhabbet fedaisinin, eğitim gönüllülerinin, hizmet erlerinin, dünyalık ve ahiretlik menfaatlerini “Rıza-i İlahiyeye” hasretmiş düşünce fatihlerinin, ülkemizi ve değerlerini, yer kürenin her yanında yaşatmaya çalıştıklarını görmek, bütün aşk masallarındaki kahramanları geride bırakacak kadar asil ve gerçektir.Bayrağımızın dalgalanması, İstiklal Marşımızın okunması, Türkiye’mizin adının duyulması, İnsanımızın milli ve manevi değerlerinin tanıtılması ve benimsetilmesi, toplumlar arası ilişkilerde çok önemli ve bir başka çıkar yolu olmayan değerler köprüsüdür.Büyük ecdadımız en parlak döneminde, uzaktan selamla iletişim kurup, barış ve istikrar sağlanırken, bugün Osmanlının o muhteşem “birlik” projesi, yeniden hayata geçiriliyor. Anasından, babasından, yurdundan, yuvasından, ailesinden uzaklarda, eğitim elçiliği yapan gönül erlerimiz, yüreklerini koydukları torbalarını sırtlayıp; yaz kış, uzak yakın, gece gündüz, olur olmaz demeden, diyar diyar gidip, tarihimizden ve inanç değerlerimizden gelen o büyük; “Barış, Sevgi ve Kardeşlik köprüsünü” hiç ayrım yapmadan kurabiliyor.Bu anlattıklarım ya da anlatmaya çalıştıklarım, Danimarka’da gözlemleyebildiklerimin binde biri ancak. Kuzey Avrupa finallerine katılan; Belarus, İsveç, Danimarka, Litvanya, Letonya, Norveç ve Finlandiya’dan gelen Türkiye ve Türkçe kokusu, olabildiğince başımızı döndürdü. Ve şurası bir gerçek ki, bu millet hakikaten büyükmüş, küçültenler utanmalı. İnşaallah yeniden büyük millete doğru ilerliyoruz.
HÜSEYİN ÖZTÜRK-VAKİT

12 Mayıs 2009 Salı

Türkçe neden sevginin dili? Bülent Korucu






Artık ananevi hale gelen bir tatlı telaş yine kendini hissettirmeye başladı. Mayıs ayı ile birlikte Türkçe heyecanı dünyanın dört bir yanında yaşanıyor. Haziran başında Türkiye'deki finale kalmak için ülkelerdeki yarışmalar ardı ardına yapılıyor. Evet, bu sene 7.si yapılacak olan Türkçe Olimpiyatları'ndan bahsediyorum. Hafta sonu, yarışmaların Kuzey Avrupa finalleri için Danimarka'nın başkenti Kopenhag'taydık. 'Türkçe sevginin dili' derken bir reklam sloganı söylediğimiz zannedilmesin. Bizzat yerinde görünce daha iyi anlaşılıyor. Türkçe sadece bir dil değil. Bir vesile ve vasıta haline geliyor. Kaynaşmanın, iletişimin, birbirini anlamanın, anlamaya çalışmanın aracı oluyor. Türkçe, bir cazibe merkezi gibi. Rengi, ırkı, dini farklı 115 ülkenin çocukları bu yıl final için bir araya gelecek. İnsanlık dışında neredeyse tek ortak noktaları Türkçe öğrenme ve konuşma çabaları. Bunu yaparken yaşadıkları olimpiyat heyecanı ve paylaşılan mekanlar başka hiçbir şekilde sağlanamayacak bir kaynaşma doğuruyor. Kızılcahamam'daki elemeler, bu alışverişin zirve yaptığı yer. Sanki büyük bir sofra açılıyor, herkes heybesinde getirdiğini paylaşıyor. Bir anda kendinizi dünyanın en büyük kültür sofrasının başında buluyorsunuz. Çocuksu samimiyet, bu sofranın gösteriş düşüncesi ile kirletilmesine izin vermiyor. Türkçenin dil bayrağımız olarak yaygınlaşması elbette göğsümüzü kabartıyor. Ancak inanın samimi iletişimin insanlık adına verdiği umut hepsini gölgede bırakıyor. Dünyada Türkçe konuşan, Türkçe düşünen ve Türkçe yaşayan bir nesil yetişiyor. Türkçe, bir hayat tarzı durumuna geliyor. Okunan şiir veya şarkı unutulduğu zaman duyulan mahcubiyet; alınan moral alkışı sonunda yüze yayılan tebessüm, dereceye giremeyenlerin burukluğunun paylaşılması, başarı karşısındaki sevinç... Öylesine insani bir vasat oluşuyor ki, sadece salondaki binlerce kişiyi kuşatmıyor; medya marifetiyle milyonlarca kişi bu sevgi pınarından testisini doldurabiliyor. Onun için 'sevgi dili Türkçe' ifadesi maharetli bir reklamcının bulduğu iyi bir slogan değil. Şahit olunan ve daha önemlisi bizzat yaşanan bir gerçek. Danimarka seyahati, bu açıdan epey anlamlı ve duygulu geçti. İsimlerini ezberlemek neredeyse imkânsız. Kâğıttan telaffuzu bile çok zor. Aslında isimlerin çok fazla önemi de yok. Onun için listeden isimlerini yazmak yerine ülkeleriyle ve halleriyle birkaç manzarayı resmetmeye çalışayım. Belki kendi dilini bile henüz tam konuşamayan 5 yaşlarında bir kız çocuğu, "büyümüş de küçülmüş" ifadesinin anlatacağı güzellikte bir parçayla bizleri mest etti. Litvanyalıyla birlikte 'Hasretinle Yandı Gönlüm'ü söyledik. Belaruslu ile 'Veda Busesi'ni mırıldandık, duygulandık. İsveçli 'Üsküdar'a Giderken'le efkarımızı dağıttı. Şarkının sözlerini unuttuğu için yüksek puan veremedik ama Norveçli çocuğun cana yakınlığı müthişti. Böyle bir tasnif olsa kesin birinci olurdu. Program sonunda jüri başkanının, "Bazı jüri üyeleri kendilerini fazla kaptırıyorlar, alkışlıyorlar hatta gözyaşlarını tutamıyorlar." sözlerinin muhataplarından biri bendim. Program devam ederken bana doğru attığı anlamlı bakışların sebebini de bu vesileyle çözmüş oldum. Halbuki kendimi fazlasıyla sıktığımı düşünüyorum. Hatta jüri olduğuma epeyce hayıflandım. Keşke arkalarda bir yerlerde tadını çıkarabilseydim, dediğimi de şimdi itiraf ediyorum. Bu arada Büyükelçi Mehmet Akat ve Başkonsolos Osman Kocabaş'ın programın başından sonuna kadar bir ev sahibi gibi misafirleri ağırladığını da şükran hisleriyle kaydetmekte yarar var. Avrupa Parlamentosu seçimleri için Danimarka'dan tek Türk aday olarak seçime giren Hüseyin Araç da yarışmanın ağır konuklarındandı.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Orgeneral Başbuğ ve Madagaskar’da dalgalanan bayrak

Madagaskar’a yakın iki ada olan Komor ve Moritus adındaki ada ülkelerinin ekonomi bakanlarını da getirmişler, Türkiye’yi tanıtmışlar. Bu idealist öğretmenler sayesinde Madagaskar medyasında ilk kez Türkiye hakkında pozitif manada yazılar çıkmaya başlamış. Düzenledikleri Türkiye tanıtım günleri büyük ilgi çekiyormuş. Bu tanıtım günlerinde öğretmenlerin eşleri Türk yemeklerini ve el işlerini sergiliyorlarmış. Halkın öyle kalplerine girmişler ki, bir Madagaskarlı çocuğunun adını okulun öğretmeninin ismini koymuş. Yani adı Veli olan bir Madagaskarlı bebek var orada artık.Her yıl Türkiye’de yapılan Türkçe olimpiyatlarına bu yıl katılacaklarmış. Morgan adında öğrenci Madagaskar adına şarkı kategorisinde Rahmetli Cem Karaca’nın bir şarkısını seslendirecekmiş. Bu idealist öğretmenin anlattıkları rüya gibi değil mi? Ama hiç uyanmak istemeyeceğimiz bir rüya. Bu okulların fikir mimarı Fethullah Gülen bence ülkemizde küreselleşmeyi en iyi kavrayanlardan biri. Dünyanın en ücra köşelerinde bile okul açılmasını teşvik etmesi bunun en somut göstergesi. Milletçe var olabilmek artık dünyanın her yerinde olmaya, her yerde sizi seven ve bilen insanların varlığına bağlı. Sayın Gülen’in ifadesi ile ‘küreselleşen dünyada ya dünyanın her yerinde olacaksınız ya da hiçbir yerinde’. Ülkemizin bu gönüllü elçilerinin yaptıklarını ülkem adına göğsüm kabararak dinledim. Türkiye’yi bir sevda haline getiren, devletten beş kuruş para almadan tamamen milletimizin katkıları ile eşleri ile birlikte el ele, binlerce kilometre uzaklarda Madagaskar’da bile ülkemizi temsil eden bu kahramanlarla gurur duydum. Yolculuğumuzun sonuna gelmiştik. Bu idealist öğretmene Org. İlker Başbuğ’un Harp Akademilerinde yaptığı konuşmayı Madagaskar’da izleme imkânınız oldu mu diye soracak oldum. ‘Evet, öğretmen arkadaşlar ile birlikte izledik’ dedi. Genelkurmay Başkanının ‘terörist de insandır dağdan indirilmesi gerekir’ derken, cemaat ifadesi ile bu eğitim hareketini hedef tahtasına koyması hakkında ne düşünüyorsun, Madagaskar’da televizyondan bunları duyduğunda kendini nasıl hissettin diye soracaktım. Ancak dilim varmadı. Keşke Sayın Başbuğ bu eğitim hareketini anlama konusunda biraz çaba sarf etseydi diye düşündüm. Her biri idealist, Türkiye sevdalısı bu eğitim kahramanları eşleri ile birlikte dünyanın her yerinde olduğu gibi Madagaskar’da da Ayyıldızlı bayrağımızı dalgalandırmaya devam ediyorlar.

Erkam Tufan AYTAV / Haber 7

5 Mayıs 2009 Salı

7. ULUSLARARASI TÜRKÇE OLİMPİYATLARI IRAK ELEMELERİ

7. Türkçe Olimpiyatları Elemeler - IRAK - İZLE

BU ÇOCUKLAR TANZANYALI...

Bu çocuklar Tanzanyalı - İZLE

3 Mayıs 2009 Pazar

IRAKLI ÖĞRENCİLERDEN KOLBASTI ŞOV

Iraklı öğrencilerden Kolbastı şov - İZLE
Kuzey Iraklı öğrenciler, Türkçeleri ve kolbastıyla Vanlıları coşturdu.

Irak'ın Kuzey'indeki Türk okullarından Türkçe Olimpiyatları seçmeleri için gelen öğrenciler Vanlılardan tam not aldı.

Iraklı öğrenciler Özel Serhat Liseleri Mezunları Derneği tarafından düzenlenen 'Türkçe Şöleni' programında okudukları şarkı, türkü ve şiirlerle davetlilere Türkçe ziyafeti çektiler. Erbil Işık Lisesi ortaokul birinci sınıf öğrencisi Bilal Sabri Ehl-i Beyt sevgisini anlatan parçasıyla gönülleri fethetti.

Vanlılara unutulmaz bir gece yaşatan Iraklı öğrencilerin kolbastı oyunu da büyük beğeni topladı. Trabzon'dan dünyaya yayılan kolbastı fırtınasında Iraklı öğrenciler değme kolbastıcılara adeta taş çıkarttı.




Muhteşem gece, SERMED mezunu öğrenciler ile Iraklı öğrencilerin birbirlerine gül vererek kucaklaşmasıyla sona erdi.

Kaynak: SamanyoluHaber